Kategori arşivi: İstanbul Moto Kurye

Sultangazi

Sultangazi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sultangazi
SultangaziBelediyesi.jpg
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Uğur Kalkar
 • Belediye başkanı Abdurrahman Dursun (AK Parti)
Yüzölçümü

 • Toplam 49 km² (18 mil²)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 523,765
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34

Sultangazi’de karlı bir kış günü (2012)

Sultangaziİstanbul Avrupa Yakası‘nda bir ilçedir. 2008 yılında Gaziosmanpaşa‘ya bağlı 14, Eyüpsultan ve Esenler‘e bağlı birer mahallenin katılımıyla kuruldu.

Denizden 50 metre yükseklikte, 36 km² yüz ölçüme sahip olan ilçe doğuda Eyüpsultan , batıda Esenler , güneyde Gaziosmanpaşa, kuzeybatıda Başakşehir ilçeleriyle sınır oluşturmaktadır. İlçe sahip olduğu yüzölçümüyle İstanbul ilçeleri arasında 19. sıradadır.

16 mahalleden oluşan ilçede Alibey barajı, Cebeci taş ocakları ve birkaç küçük akarsu bulunmaktadır. Alibey barajı 1975 – 1983 tarihleri arasında, içme, kullanma ve sanayi suyu temini maksadıyla inşa edilmiş olup hâlen Avrupa yakasının önemli bir kısmının içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır. Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 1.930.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 30,00 m, normal su kotunda göl hacmi 66,80 hm³, normal su kotunda gölalanı 4,66 km²’dir. Yılda 39 hm3 içme suyu sağlamaktadır. Üzerinde amatör balıkçılık, su sporları etkinlikleri yapılmakta olup etrafını çevreleyen koruma altındaki ormanlık alanla ilçenin sosyal dinleti ihtiyacını karşılamaktadır. İlçe sınırları içerisinde bir de Yükseköğretim Kurumu (Üniversite), (Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi İlhan Varank Kampüsü) bulunmaktadır.[2]

Nüfus

Yıl Toplam
2008[3] 444.295
2009[4] 452.563
2010[5] 468.274
2011[6] 483.225
2012[7] 492.212
2013[8] 505.190
2014[9] 513.022
2015[10] 521.524
2016[10] 525.090
2017[10] 528.514
2018[10] 523.765
2019[10] 534.565
2020[10] 537.488

Politika

Yerel Seçimler

Sultangazi Belediye Başkanları ve Partileri[11]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
2009 Cahit Altunay AK Parti %48,23
2014 Cahit Altunay AK Parti %58,59
2019 Abdurrahman Dursun AK Parti %58,52

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
2011 AK Parti %59
Haziran 2015 %52
Kasım 2015 %60
2018 %53

Ayrıca bakınız

Silivri

Silivri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Silivri
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Tolga Toğan
 • Belediye başkanı Volkan Yılmaz (MHP)
Yüzölçümü

 • Toplam 893 km² (344 mil²)
Rakım 10 m (30 ft)
Nüfus

 (2012)
 • Toplam 137,861
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34

SilivriMarmara Bölgesi‘nde bulunan İstanbul iline bağlı bir ilçeİstanbul il merkezinin 69 kilometre batısında, D-100 (eski E-5) karayolu üzerinde bulunan bir sâhil şehri.

Coğrafi Konumu

İstanbul Avrupa yakası’nın batı kısmında, 41 derece, 3 dakika kuzey paraleli ve 28 derece, 20 dakika doğu meridyenlerinin kesiştiği noktadadır. Batısında Tekirdağ iline bağlı Çorlu ve Marmaraereğlisi ilçeleri, doğusunda İstanbul iline bağlı Büyükçekmece ilçesi, kuzeyinde İstanbul iline bağlı Çatalca ilçesi, kuzeybatıda Tekirdağ iline bağlı Çerkezköy ilçesi, güneyinde ise Marmara Denizi yer alır. Marmara Denizi’ne kıyılarının uzunluğu yaklaşık 45 km. olan ilçenin yüzölçümü yaklaşık 760 km²’dir (tarım arazileriyle birlikte 860 km²). 18 mahallesi ve 8 beldesi bulunan ilçenin merkezi ise 7 mahalleye ayrılmıştır. Beldeleri şunlardır: Selimpaşa, Değirmenköy, Gümüşyaka, Çanta, Celaliye-Kamiloba, Ortaköy, Kavaklı ve Büyük Çavuşlu. Köylerin adları ise; Akören, Alipaşa (5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası ile Silivri’nin mahallesi konumuna düşürüldü), Bekirli, Beyciler, Çayırdere, Çeltik, Danamandıra, Fener, Gazitepe (5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası ile Silivri’nin mahallesi konumuna düşürüldü), Kadıköy, Küçük Kılıçlı (5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası ile Silivri’nin mahallesi konumuna düşürüldü), Büyük Kılıçlı, Kurfallı, Sayalar, Seymen, Küçük Sinekli, Büyük Sinekli ve Yolçatı’dır. İlçe toprakları genelde az eğimli alanlardır. Silivri yöresinin içinde bulunduğu bölgedeki topoğrafya, hafif dalgalı düzlükler biçiminde, yüksekliği 60 metreyi geçmeyen tepeler şeklindedir. Söz konusu topoğrafya; güneyde deniz kıyısından başlamakta ve kuzeye doğru yavaş yavaş yükselmektedir. Doğuda, Muratçeşme bölgesindeki Keltepe ile Araptepe, başlıca engebeleri oluşturmaktadırlar. İlçe dahilinde yüksek dağlar bulunmamaktadır. İlçe sınırlarında çok önemli akarsu yatakları olmayıp Boğluca Deresi, Çanta Deresi, Gelevri Deresi, Kova Deresi, Tuzla Deresi ve Karılar Deresi gibi küçük dere ve çaylar bulunmaktadır….

Nüfus

Silivri

Silivri ilçesinin sloganı

Silivri’nin metrekareye düşen kişi sayısı 1990 yılında 90 iken, 2000 yılında 126’ya yükselmiştir. Silivri’nin nüfusu 1997’deki verilere göre 38.932 iken 2000’de 44.530’a yükselmiştir. 2007 itibarı ile ise tahminen 72 bin. 2013 Yılı nüfusu 155.923 kişidir.Silivri nüfusu 2020 yılına göre 200.215 kişidir.

En kalabalık mahallesi Yeni mahalledir. 2013 nüfus sayımında Yeni Mahallede 26.278 kişi kayıtlara işlenmiştir. En küçük mahallesi ise 140 kişi ile Küçüksinekli‘dir. Onu 211 kişiyle Bekirli takip etmektedir. Köy nüfusu giderek azalmakta ve kırsal alanlardan kentsel alanlara göç yoğunlaşmaktadır.

Yıl Toplam Şehir Kır
1935[3] 22.790 3.632 19.158
1940[4] 24.583 3.437 21.146
1945[5] 26.426 4.129 22.297
1950[6] 28.328 4.164 24.164
1955[7] 28.588 4.611 23.977
1960[8] 33.231 4.949 28.282
1965[9] 35.380 6.114 29.266
1970[10] 37.443 7.528 29.915
1975[11] 40.106 8.525 31.581
1980[12] 53.032 13.763 39.269
1985[13] 55.625 15.767 39.858
1990[14] 77.599 26.049 51.550
2000[15] 108.155 44.530 63.625
2007[16] 125.364 62.247 63.117
2008[17] 124.601 111.636 12.965
2009[18] 134.660 121.961 12.699
2010[19] 138.797 126.218 12.579
2011[20] 144.781 132.264 12.517
2012[21] 150.183 137.861 12.322
2013[22] 155.923 155.923 veri yok
2014[23] 161.165 161.165 veri yok
2015[24] 165.084 165.084 veri yok
2016[24] 170.523 170.523 veri yok
2017[24] 180.524 180.524 veri yok
2018[24] 187.621 187.621 veri yok
2019[24] 193.680 193.680 veri yok
2020[24] 200.215 200.215 veri yok

Not: 2008 yılında bazı belde ve köyler mahalle statüsüne geçtiğinden şehir nüfusu artıp kır nüfusu azalmıştır. 2013 yılında ise Büyükşehir yasası nedeniyle köylerin tamamı mahalle statüsüne geçtiğinden kır nüfusu tabloda yer almamıştır.

1970’lere kadar birçok yerde bağ olmasına rağmen, günümüzde üzüm yetiştiriciliği neredeyse hiç yapılmamaktadır. Bağcılığın yok olmasının sebebi, ilçedeki Rumlar’ın göçe zorlanmış olmasıdır. Sebze yetiştiriciliğinin de günden güne azaldığı görülen Silivri’de, karpuz yetiştirme konusunda bir saplantı olduğu görülmektedir. Çok az miktarda arıcılık yapılmakla birlikte, büyükbaş hayvan yetiştiriciliği de günden güne azalmaktadır. Genellikle sığır-inek ve koyun yetiştirilmekte olup Danamandıra Köyü’nde manda yetiştiriciliği az da olsa devam etmektedir.

Kültür

İlçede 1961 yılından beri Yoğurt Festivali düzenlenmektedir.[25]

Yapılar

Siyaset

Silivri Belediyesi binası (Mart 2015)

Yerel seçimler

Silivri Belediye Başkanları ve Partileri[26]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1977 Halim Uluşahin CHP %54,29
1984 Sait Girgin HP %24,86
1989 Selami Değirmenci SHP %40,86
1994 Selami Değirmenci CHP %21,30
1999 Selami Değirmenci CHP %28,57
2004 Hüseyin Turan AKP %34,80
2009 Özcan Işıklar CHP %46,62
2014 Özcan Işıklar CHP %48,03
2019 Volkan Yılmaz MHP %46,78

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1961 AP %48
1965 %57
1969 %55
1973 %42
1977 CHP %49
1983 MDP %34
1987 ANAP %37
1991 %28
1995 DYP %29
1999 DSP %37
2002 CHP %24
2007 %33
2011 AKP %41
Haziran 2015 CHP %39
Kasım 2015 %41
2018 %34

İklim

Ilıman iklim kuşağı özelliklerine sahiptir. Uzun yıllar ortalamasına göre Silivri’de yağışlar sonbaharda başlamakta ve özellikle kış aylarında yoğunlaşmaktadır. Bölgede, Trakya ikliminin özellikleri görülmektedir. Kışlar genellikle soğuk ve yağışlı, yazlar ılık geçmektedir.Her kış olmasa da bazı kışlar ilçe merkezinde kar yağışı görülebilmektedir. Yıllık ortalama yağış miktarı 600–700 mm’dir. Kuzeye ve batıya gidildikçe kara ikliminin etkileri artmaktadır. Yıllık ısı ortalaması 13,7 C’dir. En sıcak ay (35,4 C) Ağustos, en soğuk ay ise (ortalama 2,0 C) Şubat ayıdır. Yıllık rutubet ortalaması yüzde 77, yağış ortalaması ise 691,4 mm’dir.

Bitki Örtüsü

Kumluk Mevkii Plajı

Silivri esasen ağaçsız bir bitki örtüsüne sahip olup, hakim görünüş steptir. Az değişen ve tek dize halinde görülen bir örtü, bölgeyi kaplar. Kuzeyde dağ köylerine doğru çıkıldığında, yükseklik ve rutubetin daha elverişli şartlarda olması nedeniyle ormanlık bölgeler bulunmaktadır. Bugün görülen şekil, genel olarak gövdeli ağaç ve yer yer çalılıklardan ibarettir. Bu topluluğu meydana getiren ağaçlar arasında daha çok yaprağı dökülen çeşitler fazlalıktadır. En fazla görülen ağaçlar arasında gürgen, akağaç, meşe ve kayını sayabiliriz. Yapraklarını dökmeyen çeşitler arasında ardıç ve özellikle bodur meşe sayılabilir. Hakim topluluk içinde bulunan bodur meşenin daha çok yer alması, bölgenin Akdeniz iklimini daha iyi açıklar. Bu topluluk yanında kekik otu, yabani nane ve sazlar görülür. Dağ köyleri bölgesinin karakteristik bitkisi funda ağacıdır (erica arborea). Orman bölgelerinde yer yer, adacıklar halinde çalı süpürgesi görülür.

1990’ların başlarındaki verilere göre Silivri’deki ormanlık alan 27.453 hektardır. Silivri bölgesindeki ormanlık alanlarda meşe ve gürgen çeşitleri, ardıçıhlamur, kızılcık, fındık, söğüt, orman kavağı, muşmula, yabani elma ve ahlat doğal olarak; karaçamsahil çamıfıstık çamıakasya, ceviz ve selvi ise dikim şekliyle yetişmektedir.

Silivri bölgesindeki ormanlık alanlarda domuz, tavşaneşekkurtçakaltilkigelinciksansar, kokarca, porsukköstebekfaresincapyılanbıldırcın, çulluk, ördekkazgüvercindoğanşahinatmaca ve az sayıda da karaca görülmektedir.

Sarıyer

Sarıyer

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sarıyer
İlçe
Rumeli Hisarı
Istanbul location Sarıyer(new).svg.png
Ülke Türkiye Türkiye
Bölge Marmara
İl İstanbul
İdare
 • Belediye Başkanı Şükrü Genç (CHP)
 • Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin
Yüzölçümü

 • Toplam 177 km² (68 mil²)
Nüfus

 (2014[1])
 • Toplam 337,681
Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
Posta kodu
344xx

Sarıyerİstanbul‘un Avrupa Yakası‘nda yer alan ilçedir. Güneyden Beşiktaş ve Kâğıthane, batıdan Eyüpsultan ilçeleri ile doğudan İstanbul Boğazı ve kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir. Sarıyer İlçesi toplam 38 mahalleden oluşmaktadır. Bahçeköy Belediyesi’nin 2009 yılında feshedilerek Sarıyer ilçesinin bir mahallesi olması, 2012 yılında da Şişli sınırları içinde yer alan AyazağaMaslak ve Huzur mahallelerinin bu ilçeye dahil edilmesiyle son halini alan ilçe İstanbul’un en kuzeydeki ilçelerinden biridir.

Etimoloji

İlçenin ilk adı Simas’tır. Sarıyer adının kökeni konusunda, kimisi yakıştırma olduğu hemen belli olan farklı anlatımlar vardır. Fatih Sultan Mehmed‘in iki sarışın askerinin burada Merkez Camii yanında gömülü oldukları, bu yüzden “Fatih’in sarı erleri”nden bozularak yöreye Sarıyer dendiği veya öteden beri mesire yeri olan yörede Mısırlı zenginlerin harcadıkları altınları yüzünden bölgenin adının “Sarı lira yer”den Sarıyer’e dönüştüğü gibi rivayetler yanında tutarlı görülen varsayım, Sarıyer’in kuzeybatısında Maden Mahallesi’ne doğru sırtların altın madeni ve kil yüzünden sarı renkte olmaları ve buradaki yerleşmeye bu sarı topraklar nedeniyle önce Sarıyar adı verilmiş olmasıdır. Osmanlı kaynaklarında XIX. yüzyıla kadar Sarıyar kullanımı sürmüştür. Yar sözü uçurum anlamının yanı sıra dağ yamacı, dağ sırtı anlamını da taşır. Bir başka rivayet de bölgede doğal yayılım gösteren katırtırnağı bitkisinin çiçeklendiği zaman tüm bölgenin belirgin bir şekilde sarı olmasından aldığı yönündedir.[2]

Tarih

Büyükdere sahili, 1895’ten önceki bir görünüm.

Sarıyer İlçesi sınırları içindeki bazı yerleşme alanlarının Bizans döneminden beri meskun olduğu bilinir. Bunlar özellikle kıyılardaki koylarda bulunan bazı ayazma, kilise, eski liman, sarnıç ve eski kaleler çevresindeki birkaç hanelik küçük kırsal yerleşmelerden oluşuyordu. Buralarda yaşayanlar geçimlerini genellikle balıkçılıktan sağladıklarından bu yerleşimler bir balıkçı köyü niteliği taşıyordu.

Türklerin ilk kez bu köylerden Baltalimanı‘na yerleştiği söylenir. İstanbul Boğazı‘na dökülen bütün akarsular gibi Baltalimanı Deresi’nin de ağız bölümü eskiden bir haliçti. Bu küçük haliç, boğazda seyreden tekneler için önemli bir doğal barınaktı. Buradaki büyük sarnıcın, yanaşan gemilerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırıldığı sanılır. İstanbul’un fethinden önce Kaptan-ı Derya Baltaoğlu Süleyman Bey‘in donanmasını burada korumaya aldığı ileri sürülür. Eski kaynaklarda rastlanmamasına karşın Baltalimanı adının bu olay nedeniyle Baltaoğlu Süleyman Bey’den geldiği söylenir.

Boğaz kıyısındaki küçük köylerin gelişmeye başlaması 16. ve 17. yy’lara rastlar. Bu dönemde Sarıyer, Yeniköy ve Rumeli Hisarı gelişmiş birer köy haline geldi. 18. yy’a gelindiğinde saraya yakın bazı kişilere ait yalılar bu kıyıda belirmeye başladı. Padişah izniyle bazı gayrimüslim ailelerin bu köylere yerleşmeleri de aynı yüzyıla rastlar. 19. yy’ın başlarında şayak ve fes boyama sanatını öğretmeleri için Trakya‘dan bazı köylüler İstanbul’a getirildi ve Baltalimanı ile Emirgan arasına yerleştirildi. Bu köylülerin yerleştirildiği Baltalimanı ile Emirgan arasındaki alan Boyacıköy olarak adlandırıldı. İstanbul’daki elçilikler bu yüzyılda yazlık olarak kullanmak üzere kıyı boyunca uzanan geniş arazileri elde ettiler. Bütün bu gelişmelere karşın İstanbul Boğazı kıyısındaki köyler balıkçılıkla uğraşma geleneğini yakın zamana kadar sürdürdü. Bu köylerin iskelelerine bağlı çok sayıda balıkçı teknesinin yanı sıra Boğaz’ın çeşitli yerlerinde dalyanlar vardı.

Cumhuriyet dönemine gelindiğinde, bugünkü Sarıyer ilçe sınırları içindeki yerleşimler, gelişimi donmuş köyler biçimindeydi. Kırsal alandaki köyler Kilyos Nahiyesi’nin sınırları içindeydi ve bu nahiye de Çataca Vilayeti’ne bağlıydı. İlçenin İstanbul Boğazı kıyısındaki kesimi ise Beyoğlu Kazası’nın sınırlarına dahildi. 1926’da Çatalca‘nın kaza yapılarak İstanbul Vilayeti’ne bağlanmasından sonra da bu yönetsel durumda herhangi bir değişiklik olmadı. 1930’da yapılan bir yönetsel düzenleme sonucunda bugünkü Sarıyer İlçesi kuruldu. İlçe merkezinde Sarıyer Belediyesi’nin kuruluşu da aynı tarihe rastlar. 1936’da Kemerburgaz nahiyesinin o yıl kurulan Eyüpsultan ilçesine, 1954’te Maslak ve Ayazağa köylerinin de o yıl kurulan Şişli ilçesine verilmesiyle ilçe sınırları daralmıştır.

1960’lara değin ilçenin Boğaz kıyısındaki semtleri, daha çok yazın kalabalıklaşan sayfiye yeri niteliği taşıyordu. Her semtte bir iskele vardı ve ulaşımda daha çok 19. yy’dan beri yararlanılan su yolu kullanılıyordu. Zaman içinde vapur seferlerinin sıklaşması kıyı semtlerinin gelişmesinde önemli bir etkendi. Bu semtlerin bazılarında kıyı boyunca gazinolar ve yazın büyük ilgi gören plajlar inşa edildi. Ayrıca Belgrad Ormanı‘ndaki su başları ve bentler yıl boyunca İstanbulluların ilgisini çeken mesire yerleriydi. Daha sonra hem Maslak üzerinden gelen Büyükdere Caddesi‘nin yapılması, hem kıyıyı izleyen sahil yolunun genişletilmesi sonucunda karayolu ulaşımı gelişti.

Böylece semtlerinin doğrudan birbirine bağlanması sonucunda bu ulaşım eksenleri boyunca mevcut semtlerin gelişmesi ve bu semtler arasındaki boş alanların yerleşime açılması süreci başladı. Kıyı kesiminde daha çok üst gelir gruplarına ait konutlar ve köşkler, sırt biçiminde uzanan yüksek alanın yamaçlarında da gecekondu mahalleleri ortaya çıktı. İstanbul Boğazı’na bakan yamaçlarda oluşan bu yapılaşmalar bir yandan ilçenin doğal yapısını tahrip ederken öbür yandan da yörenin görünümünü önemli ölçüde çirkinleştirdi. 1980’lerin sonundan itibaren köylerin, hem İstanbul şehir merkezine yakın olmak isteyen hem de doğaya yakın olmak isteyen üst gelir grubunun yerleşmeye başlaması sonunda çehresi önemli ölçüde değişmiştir.

Coğrafya

İlçe toprakları, Çatalca Yarımadası‘nın en doğu kesiminde yer alan sırtın, bir yandan İstanbul Boğazı‘na, öbür yandan da kuzeyde Karadeniz‘e doğru alçalan bölümlerden oluşur. Kuzey-güney doğrultusunda uzanan bu sırtın batı yamaçlarından çıkan sular (Göksu Deresi, Şeytandere ve Ayazağa Suyu) Kâğıthane Deresi aracılığıyla Haliç‘e, kuzey kesiminden doğan sular Karadeniz’e, doğu yamaçlarından kaynaklanan sular da İstanbul Boğazı’na ulaşır. Günümüzde bunlardan en önemlileri İstanbul Boğazı’na doğru akan Sarıyer, Bakla ve Baltalimanı dereleridir.

Sarıyer İlçesi’nin Karadeniz kıyısı yer yer düz ve kumsal, bazı kesimlerde de falezlidir. Batıda, Kısırkaya’dan Kilyos’a (Kumköy) kadar uzanan kıyıdaki kumsal, doğuda Kilyos ile Rumelifeneri arasında, yerini kayalık falezlere bırakır. İstanbul Boğazı girişindeki Rumelifeneri açıklarında yer alan kayalıklara Öreke Adaları denir. İlçenin İstanbul Boğazı kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır. Bu kıyıdaki en önemli girinti Çayırbaşı’na doğru bir körfez gibi sokulan Büyükdere Koyu, başlıca çıkıntı ise doğuya doğru bir burun oluşturan Yeniköy’dür. Boğaz kıyısında yer alan başlıca küçük ve dar girintiler ise Tarabya ve İstinye koylarıdır.

Sarıyer, doğal bitki örtüsü açısından İstanbul‘nin zengin ilçelerinden biridir. Belgrad Ormanı‘nın doğu ucu ilçe sınırları içine sokulur. Ayrıca Rumelikavağı-Rumelifeneri-Kilyos üçgeni içinde kalan alan, büyük ölçüde ormanlarla kaplıdır. Eskiden bu alanda çok daha sık olan ormanlar, varlıklı İstanbullular için ikinci konut yapımına girişen kooperatifler tarafından yer yer tahrip edilmiştir.

İklim

Sarıyer’de Akdeniz iklimi (KöppenCsb) görülmektedir.

DaraltNuvola apps kweather.svg Sarıyer iklimi Weather-rain-thunderstorm.svg
Aylar Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara Yıl
Ortalama sıcaklık (°C) 4,8 5,2 6,7 11,1 15,4 19,4 21,7 21,8 18,9 15 11,1 7,2 13,2
Ortalama yağış (mm) 133 88 86 53 40 35 30 44 53 94 110 154 76,7
Kaynak: Climate-Data.org[3]

Yönetim

Bugünkü ilçe toprakları 1930’a kadar Beyoğlu Kazasıyla Çatalca Vilayeti sınırları dahilindeydi. 1930’da yapılan bir yönetsel düzenleme sonucunda bugünkü Sarıyer ilçesi kuruldu. İlçe merkezinde Sarıyer Belediyesi’nin kuruluşu da aynı tarihte olmuştur. 1990’larda belediye olan Bahçeköy Beldesi 2008 yılında fesh olarak Sarıyer ilçesinin mahallesi oldu. 2012 yılında da Şişli sınırları içinde yer alan AyazağaMaslak ve Huzur mahalleleri bu ilçeye dahil edildi. Yine aynı düzenlemeyle 8 köyün mahalle statüsüne geçmesiyle ilçenin mahalle sayısı 38’e yükselmiştir.

Turizm

Sarıyer, doğal ve tarihsel değerler açısından zengin bir ilçedir. Orman varlığının yanı sıra su kaynakları da eskiden beri İstanbul için önem taşımıştır. Bu su kaynaklarından en ünlüleri Çırçır, Hünkar, Kocataş ve Sultan sularıdır. İlçe arazisindeki akarsular küçük olmalarına bakılmadan çok eskiden beri İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak için değerlendirilmiştir. Bu amaçla dereler üzerinde bazı bentler ve bentlerin ardında biriken suları kente akıtmak için sukemerleri inşa edilmiştir. Bunlardan II. Mahmut, Topuzlu, Kirazlı ve Valide bentleri ile Bahçeköy ve II. Mahmud sukemerleri ilçe sınırları içindedir. İstanbul’un akciğerlerini oluşturan alanlardan biri olan Belgrad Ormanı‘nda yer alan gezi yolları ve piknik alanları özellikle hafta sonlarında halkın ilgisini çeker. Belgrad Ormanı içindeki İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi‘ne bağlı Atatürk Arboretumu bilimsel araştırmalara her yönü ile açık bir canlı laboratuvar olarak hizmet vermektir.

İlçe, eskiden kıyılarındaki plajlarıyla da ünlüydü. Ama günümüzde İstanbul Boğazı kıyısında yalnızca Altınkum ve Tarabya plajları faaliyet halindedir. Deniz kirliliğinin yoğunlaşması nedeniyle, dalyanlar gibi Boğaz’daki öbür plajlar da kapanmıştır. İlçenin en gözde plajı Kilyos‘tadır. Sarıyer’ın, özellikle Karadeniz kıyısındaki plajları, yaz aylarında bir turistik cazibe merkezi halini alır. Özellikle kıyı kesiminde otel, motel, lokanta ve bar gibi işyerleri yıl boyunca İstanbulluların ilgisini çeker.

İlçede mimari değer açısından önem taşıyan birçok yapı vardır. Bunlar arasında konsolosluk binaları, kasırlar, köşkler, yalılar, iskeleler, kiliseler dikkati çeker. Ayrıca Rumelifeneri‘ndeki Ceneviz kalesi de görülmeye değer yerlerindendir.

Önemli ve tarihi mekanlar;

Galeri

Video Galeri

Kamu hizmetleri

Eğitim

İTÜ Ayazağa Kampüsü Merkezi Derslik Binası

Koç Üniversitesi Bilim Kapısı

İstanbul Teknik ÜniversitesiMarmara ÜniversitesiBoğaziçi ÜniversitesiKoç ÜniversitesiIşık ÜniversitesiBeykent Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi, Türk Silahlı Kuvvetleri Harp Akademileri ile Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokulu Sarıyer İlçesi’nde bulunan yüksek öğretim kurumlarıdır. 2009 yılı itibarıyla Sarıyer İlçesi sınırları içinde 47 okulöncesi, 50 ilköğretim ile 31 lise ve dengi eğitim kurumu vardır.

Liseler:
Ali Akkanat Anadolu lisesi
Behçet Kemal Çağlar Lisesi
ITU Geliştirme Vakfı Okulları
Sarıyer Firuzan Kemal Demironaran Lisesi
Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi
Rotary 100. Yıl Anadolu Lisesi
Mustafa Kemal Anadolu Lisesi
F.M.V. Özel Ayazağa Işık Lisesi
İstek Özel Kemal Atatürk Lisesi
İstek Özel Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi
Özel Mürüvvet Evyap Lisesi
Özel doğa Lisesi
Özel B.J.K Lisesi
Özel Cent Lisesi
Özel Daruşşafaka Lisesi
Özel Erol Altaca Lisesi
Özel Yeni Yıldız Lisesi
Özel Açı Lisesi
Özdemir Sabancı Emirgan Anadolu Lisesi
Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesi
Mesleki eğitim veren Liseler
Cevat Koçak Mesleki Ve Tekniki Anadolu Lisesi
Anadolu İmam Hatip Lisesi
Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Mehmet Şam Ticaret Meslek Lisesi
Mustafa Kemal Anadolu Lisesi
Sarıyer Kız Meslek Lisesi
Şükran Ülgezen Kız Teknik Ve Meslek Lisesi
Devlet Liseleri
Sarıyer Yaşar Dedeman Lisesi
Sarıyer İstinye Lisesi

Sağlık

İlçe sınırları içinde 5 hastane (Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstinye Devlet Hastanesi, İsmail Akgün Devlet Hastanesi, Özel Acıbadem Maslak Hastanesi, Özel Acıbadem Zekeriyaköy Hastanesi), 23 sağlık ocağı, 99 eczane ve 7 poliklinik bulunur.[4]

Ulaşım

Maslak’tan Büyükdere Caddesi’nin görünümü

Sarıyer İlçesi’nde yaşayanlar deniz ve kara yollarından yararlanarak kentin öbür kesimlerine ulaşırlar. Denizyolu ulaşımı semtlerdeki iskelelerden (Sarıyer, Rumelikavağı, Yeniköy, Emirgan, İstinye, Büyükdere) İDO‘nun vapurlarıyla sağlanır. İlçe kıyılarında balıkçı teknelerinin sığındığı bazı iskeleler vardır. Bunlardan başlıcaları Rumelifeneri‘ndeki balıkçı barınağı ile Sarıyer’deki küçük dalgakırandır.

Kentin batı kesimini İstanbul Boğazı yakınından Karadeniz kıyısına bağlayan karayolları Sarıyer İlçesi’nde sona erer. İlçede üç önemli karayolu ekseni vardır. Bunlardan biri Boğaz kıyısını izleyen ve değişik semtlerde farklı adlar taşıyan “sahil yolu”, ikincisi ise Zincirlikuyu‘dan gelip Tarabya kavşağından sonra Hacı Osman Bayırı adıyla anılan ve Kefeliköy’de sahil yoluna bağlanan Büyükdere Caddesi‘dir. Büyükdere Caddesi, İstinye’den ve Tarabya’dan da sahil yoluna bağlanmaktadır. Üçüncü önemli karayolu ekseni, batı ayağı Rumelihisarı’nda olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü‘yle Avrupa Yakası’nı Anadolu Yakası’na bağlayan batı-doğu doğrultulu O-2 Otoyolu‘dur. Sarıyer İlçesi’ne, İstanbul’un geneline olan kara ulaşımının yalnızca bu iki aks üzerinden olması nedeniyle “çıkmaz sokak” da denir. İlçe merkezinden Beşiktaş ve Taksim‘e otobüs, 4. Levent ve Beşiktaş‘a da minibüs seferleri vardır.

Ayrıca ilçe halkı şu an için M2 Metro Hattının en kuzeydeki dört istasyonu olan Hacıosman, Darüşşafaka, Atatürk Oto Sanayi ve İTÜ Ayazağa istasyonlarından metroya binerek Levent, Mecidiyeköy, Taksim güzergahından Yenikapı durağına kadar ulaşabilmektedirler.

Spor

İlçenin en ünlü takımı olan, adını ilçeden alan futbol, voleybol ve boks dallarında faaliyet gösteren Sarıyer SK 1940 yılında kurulmuştur. 1982-1994 ve 1996-1997 yılları arasında Süper Lig‘de oynamış olan Beyaz Martılar, boğazın en büyük takımı ve bir zamanlar üç büyüklerin korkulu rüyası olmuştur. Kulübün renkleri lacivert ve beyazdır; Lacivertin asaleti, beyazın ise temizliği simgelediği kabul edilmiştir. 1980’ler ve 1990’ların ilk yarısında altın dönemini yaşayan Sarıyer 2009-2010 sezonunda 2. Lig‘de mücadele etmektedir. İç saha maçlarını Yusuf Ziya Öniş Stadı oynar.

İlçenin diğer ünlü takımıysa 2003-2005 arasında 3. Lig’de (4. Kademe) oynamış olan Yeniköyspor‘dur. Ayrıca Sarıyer Belediyespor, Ferahevlerspor, Bahçeköyspor Pınar İY., Pınarspor, İstinye, Reşitpaşa, Kireçburnu, Madenspor, Rumelikavağı, Çayırbaşı, Büyükdere, Çayırbaşı Özkan gibi takımlar amatör futbol liglerinde mücadelelerine devam etmektedirler.

Galatasaray (futbol takımı)‘nın iç saha maçlarını oynadığı Türk Telekom Arena TEM Otoyolu‘nun kuzeyinde yer alır. 52.883 seyirci kapasitesi ile Atatürk Olimpiyat Stadyumu‘ndan sonra Türkiye’nin ikinci en yüksek kapasiteli stadyumudur.[5] İlçedeki diğer önemli spor tesisleri; Çayırbaşı Stadı, Kilyos Stadı, Mersinli Ahmet Kamp Eğitim Merkezi, Orhan Keçeli Stadı, Sarıyer Kapalı Spor Salonu, Yusuf Ziya Öniş Stadı, Enka Spor Kulübü Sadi Gülçelik Spor Sitesi ile Darüşşafaka basketbol takımının iç saha maçlarını oynadığı Ayhan Şahenk Spor Salonu‘dur. İstinye ve Zekeriyaköy’de binicilik tesisleri bulunur.

Ekonomi

Borsa İstanbul binası, İstinye

Sarıyer İlçesi’nde iktisaden faal olan nüfusu oluşturan kesim, daha çok ilçe dışındaki işyerlerinde çalışır. İlçede fazla sanayi tesisi yoktur. Geçmiş yıllarda kibrit, kablo ve vinç fabrikaları taşınmış, İstinye’deki tersane kaldırılmıştır. Hizmet işkolu ilçenin en canlı ekonomik etkinlik alanını oluşturur.

Özellikle kıyı kesiminde lokanta ve bar gibi işyerleri yılboyunca İstanbulluların ilgisini çeker. Borsa İstanbul İstinye’de bulunmaktadır. Ayrıca ABDAvusturyaÇinIrak ve Özbekistan‘ın İstanbul başkonsoloslukları Sarıyer İlçesi sınırları içindedir.

Politika

Yerel Seçimler

Sarıyer Belediye Başkanları ve Partileri[6]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1984 Ali Sandıkçı ANAP %47,29
1989 Mehmet İhsan Yalçın SHP %35,66
1994 Yusuf Tülün RP %23,51
1999 Mahmut Sedat Özsoy ANAP %23.32
2004 Yusuf Tülün AK Parti %32,50
2009 Şükrü Genç CHP %37,55
2014 Şükrü Genç CHP %51,22
2019 Şükrü Genç CHP %55,97

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1961 Cumhuriyet Halk Partisi %45
1965 Adalet Partisi %49
1969 %47
1973 Cumhuriyet Halk Partisi %50
1977 %62
1983 Anavatan Partisi %43
1987 %35
1991 %28
Yıl Parti Oy Oranı
1995 Anavatan Partisi %24
1999 Demokratik Sol Parti %28
2002 Adalet ve Kalkınma Partisi %32
2007 %36
2011 Cumhuriyet Halk Partisi %41
Haziran 2015 %38
Kasım 2015 Adalet ve Kalkınma Partisi %41
2018 %36

Nüfus

2020 TÜİK verilerine göre Sarıyer İlçesi’nin nüfusu 335.298’dir.

Yıl Toplam Şehir Kır
1935[7] 24.266 20.040 4.226
1940[8] 32.512 21.988 10.524
1945[9] 29.984 25.540 4.444
1950[10] 32.114 25.893 6.221
1955[11] 40.012 35.446 4.566
1960[12] 48.990 43.991 4.999
1965[13] 52.445 46.729 5.716
1970[14] 67.902 62.957 4.945
1975[15] 85.262 79.329 5.933
1980[16] 117.659 110.469 7.190
1985[17] 147.503 138.416 9.087
1990[18] 171.872 160.075 11.797
2000[19] 242.543 219.032 23.511
2007[20] 276.407 247.633 28.774
2008[21] 277.372 252.986 24.386
2009[22] 278.527 252.658 25.869
2010[23] 280.802 253.649 27.153
2011[24] 287.309 255.692 31.617
2012[25] 289.959 258.035 31.924
2013[26] 335.598 335.598 veri yok
2014[27] 337.681 337.681 veri yok
2015[28] 344.159 344.159 veri yok
2016[28] 342.753 342.753 veri yok
2017[28] 344.876 344.876 veri yok
2018[28] 342.503 342.503 veri yok
2019[28] 347.214 347.214 veri yok
2020[28] 335.298 335.298 veri yok

Not 1: Büyükşehir yasası nedeniyle köyler mahalle statüsüne geçtiğinden 2013’ten itibaren kır nüfusu tabloda yer almamıştır.

Not 2: 2013 yılında Şişli ilçesinin bazı mahalleleri bu ilçeye bağlandığından nüfus artışı fazla olmuştur.

Sancaktepe

Sancaktepe

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sancaktepe
İlçede yer alan 15 Temmuz Stadyumu'ndan bir görünüm (Ekim 2019)

İlçede yer alan 15 Temmuz Stadyumu‘ndan bir görünüm (Ekim 2019)
Sancaktepe'nin İstanbul'daki konumu
Sancaktepe’nin İstanbul’daki konumu
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Feyzullah Özcan [1]
 • Belediye başkanı Şeyma Döğücü (AK Parti)
Yüzölçümü

 • Toplam 61 km² (23 mil²)
Rakım 100 m (300 ft)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 414,143
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
İl alan kodu 216
İl plaka kodu 34

Sancaktepe ilçesindeki 15 Temmuz Stadyumu

Sancaktepeİstanbul Anadolu Yakası‘nda bir ilçedir. 2008 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Güneyinde Kartal, güneybatısında Maltepe, batısında Ataşehir ve Ümraniye, kuzeyinde Çekmeköy, doğusunda Pendik ve Sultanbeyli ilçelerine komşudur. İlçe 62,41 kilometrekaredir, nüfusu 414.143’tür ve sınırları dahilinde toplam 19 mahalle vardır. Ümraniye’ye bağlı SarıgaziYenidoğan ve Kartal’ın Samandıra beldelerinin birleşimiyle ortaya çıkmıştır. İlçe kaymakamlık ve yeni belediye binaları Sarıgazi merkezinde inşa edilmiştir. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük şehir hastanelerinden birinin ilçe sınırları dahilinde yapılması düşünülmektedir.[3] Yavuz Sultan Selim Köprüsü‘nün bağlantı yolları bu ilçenin sınırları içerisinden geçmektedir. Belediye binası Sarıgazi’de iken; 2018 Ocak ayında Yeni Belediye Binasına, Samandıra’ya taşınmıştır.[4] İlçe sınırları içerisinden metro hattı geçmesi de planlanmaktadır. 2019 yerel seçimlerinde AK Parti’nin adayı Şeyma Döğücü Belediye Başkanı seçilmiştir.[5]

Kuruluş

Otoyol 4‘ün Sancaktepe’den geçen kısmından görünüm (Aralık 2010)

Sancaktepe ilçesi, 22 Mart 2008 tarih ve 26824 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5747 sayılı Kanun ile, Ümraniye İlçesine bağlı Sarıgazi ve Yenidoğan beldeleriyle, Kartal ilçesine bağlı Samandıra beldesinin birleştirilerek tüzel kişiliklerinin kaldırılması ile kurulmuştur.

Nüfus

Yıl Toplam Şehir Kır
2008[6] 229.093 227.602 1.491
2009[7] 241.233 239.606 1.627
2010[8] 256.442 254.784 1.658
2011[9] 267.537 265.877 1.660
2012[10] 278.998 277.312 1.686
2013[11] 304.406 304.406 veri yok
2014[12] 329.788 329.788 veri yok
2015[13] 354.882 354.882 veri yok
2016[13] 377.047 377.047 veri yok
2017[13] 402.391 402.391 veri yok
2018[13] 414.143 414.143 veri yok
2019[13] 436.133 436.133 veri yok
2020[13] 456.861 456.861 veri yok

Not: Büyükşehir yasası nedeniyle köyler mahalle statüsüne geçtiğinden 2013’ten itibaren kır nüfusu tabloda yer almamıştır.

Siyaset

Yerel seçimler

Sancaktepe Belediye Başkanları ve Partileri[14]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
2009 İsmail Erdem AK Parti %39,96
2014 İsmail Erdem AK Parti %49,96
2019 Şeyma Döğücü AK Parti %49,88

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
2011 AK Parti %51
Haziran 2015 %42
Kasım 2015 %50
2018 %43

Pendik

Pendikİstanbul‘un Anadolu Yakası‘nda, Marmara Denizi‘ne sahili olan ve Kocaeli Yarımadası‘nda yer alan bir ilçedir. Güneydoğuda Tuzla, doğuda Kocaeli’nin Gebze ilçesi, kuzeyde Şile ve Çekmeköy, batıda KartalSancaktepe ve Sultanbeyli, güneyde ise Marmara Denizi ile çevrilmiştir.

İsim

İlçenin bilinen en eski adı Pantikapeun’dur. Roma, Bizans, Doğu Roma ve Latin İmparatorluğu dönemlerinde her tarafı duvarla çevrili beş duvarlı anlamına da gelen Pantichion, Panlihion ve Tayni Tiyni isimleride kullanılmıştır. Bu isimler Osmanlı döneminden itibaren değişikliğe uğrayarak günümüzde olduğu gibi Pendik olarak kullanılmaktadır[2].

Tarih

Pendik’in 1960’lardan bir fotoğrafı.

Pendik’ten bir sokak görünümü.

Pendik sahilyolu.

Son neolitik çağa tarihlenen Pendik yerleşmesine ait arkeolojik eserler İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Pendik’teki en eski yerleşim olarak Makedonlar bilinse de yapılan kazılarda 3-4 bin yıllık insan kalıntıları bulunmuştur. Roma ve Doğu Roma hakimiyetinin ardından 1080-1083’te Selçuklularda kaldıysa da, tekrar Latin İmparatorluğu eline geçmiştir.1306’da ise Osmanlı hakimiyetine girmiştir ancak bu Bizansın geri kazanma çabalarını doğurmuş ve 1329-1330 tarihlerinde Pelekanon savaşıyla bu çabalar sonuçsuz kalmıştır. 1400 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Abdurrahman Gazi alana dek boş kalmış olan Pendik, bu tarihten itibaren tamamen Türk hâkimiyetindeki bir yerleşim yeri olmuştur.

Osmanlı hâkimiyetinde küçük bir balıkçı kasabası durumunda bulunan Pendik, geçirdiği büyük bir yangınla tamamen kül olmuştur kaynaklara göre 1200 hane ve dükkânı kül eden 50 saatlik yangından sonra Ayan Meclisi Senato Hariciye Encümen Reisi Azaryan Efendi Paris’ten mühendis ve mimarlar getirterek yeni yerleşimin planlarını çizdirmiştir. Planlara da şehir merkezine adının ilk harfini koydurtarak imzasını atmıştır. Günümüzde Gazipaşa-İsmetpaşa ve Orhan Maltepe Caddelerinin oluşturduğu çizgiler hala ilçenin en işlek merkezi durumundadır.

Osmanlı döneminden Gebze ilçesine bağlı bir köy iken daha sonra Üsküdar Mutasarrıflığına bağlı Kartal Sancağı bünyesinde bir nahiye olmuştur. Nihayet 04.07.1987 tarihinde 19507 sayılı Resmî Gazete de yayınlanan 3392 sayılı kanun ile ilçe olmuş ve teşkilatlanmasını tamamlayarak 11.08.1988 tarihinde fiilen faaliyete geçmiştir.

İlçede, Kaynarca ve Pendik arasında sahile 50 metre uzaklıkta, neolitik dönemden kalma ve MÖ 6500 yılında kurulduğu sanılan, 32 mezarın ve ev temelleri kalıntılarının bulunduğu eski bir yerleşim bölgesi bulunmuştur.[3]

Belediye başkanları

Pendik Belediye Başkanları ve Partileri[4]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1989 Burhan Köseoğlu SHP %32,24
1994 Erol Kaya RP %30,14
1999 Erol Kaya FP %32,16
2004 Erol Kaya AK Parti %44,23
2009 Salih Kenan Şahin AK Parti %43,48
2014 Salih Kenan Şahin AK Parti %52,90
2019 Ahmet Cin AK Parti %54,76

Genel seçimler

 

Yıl Parti Oy Oranı
1991 ANAP %22
1995 RP %29
1999 DSP %27
2002 AK Parti %44
2007 %52
2011 %56
Haziran 2015 %48
Kasım 2015 %56
2018 %48

]Coğrafi Yapı

İstanbul ilinin doğu yarısında yer alan Pendik, güneydoğu’da Tuzla doğuda Gebze, kuzeyde Şile ve Çekmeköy, batıda KartalSancaktepe ve Sultanbeyli, güneyde ise Marmara Denizi ile çevrilmiştir. Yaklaşık 200 km2 lik bir alana yayılmış olup 9 km sahil şeridi bulunmaktadır. Pendik’in yüzey şekilleri genel olarak engebelidir. Deniz kıyısı kil ve kum ile kıyıdan itibaren kuzeye doğru silislerle kaplıdır. İstanbul’un tek ve en yüksek dağı olan Aydos ile sınır olan Pendik, Ballıca Ağılbayırı, Karabayır tepelerine de sahiptir. Ayrıca üzerinde İBB Sosyal tesislerini barındıran Gözdağı’da en yüksek noktalardan biridir. Riva Deresi, Ballıca Deresi Ömerli Barajına dökülen akarsulardır. Büyükdere Kurtköy’den çıkarak Tuzla sınırlarına gider. İstanbul’un en büyük su kaynaklarından olan Ömerli Barajı’da Pendik sınırlarındadır. Çok geniş topraklara sahip Pendik’te TEM güneyi tamamen yerleşim yerleriyle kaplıdır, kuzeyde ise yalnızca 5 köy bulunmaktadır.

İklim

Pendik Karadeniz’in yağışlı iklimi ile Akdeniz’in ılıman iklimi arasında geçit teşkil eder yani klasik Marmara iklimine sahiptir. Kışın Balkan yarımadasından gelen soğuk rüzgârlar ve Karadeniz’in yağışlı havası ilçede etkisini gösterir, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yarı nemli bir iklime sahiptir.

Yıllık ortalama sıcaklık 14,1 derece, kışın ortalama sıcaklık 5,6 derece, yazın ortalama sıcaklık 28,6 derecedir. Hâkim rüzgârlar poyraz ve lodostur.

Sağlık

Pendik ilçesinde sağlık işlemlerini Sağlık Grup Başkanlığı yürütmektedir. Sağlık Grup Başkanlığına bağlı 23 Sağlık Ocağı, 3 Sağlık Evi hizmet vermektedir. Bunun yanında 1 Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi, 1 Verem Savaş Dispanseri ve 1 Halk Sağlık laboratuvarı vardır. Pendik Devlet Hastanesi ise Pendik Merkezin dışında Kaynarca, Sapanbağları ve İstasyon Semt Poliklinikleriyle hizmet vermektedir.[5]

Anadolu Yakası’nın en büyük hastanesi olma özelliğini taşıyan 540 yataklı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi hizmet veriyor.

4 özel hastane, 8 poliklinik, 8 tıp merkezi, 5 ağız ve diş polikliniği, 100’ün üzerinde muayenehane, 41 adet çeşitli branşlarla ilgili laboratuvar, 2 diyaliz merkezi ve 13 sağlık kabini ile 144 eczane sağlık sektörü adına hizmet vermektedir.

Ulaşım

Pendik’te bulunan Sabiha Gökçen Havalimanı.

Pendik Istasyon

1870 yılında kurulan Pendik Gar Müdürlüğü günümüzde de hizmet vermeye devam etmektedir. İstanbul kalkışlı tüm trenler (Haydarpaşa-Bostancı ve Pendik’de tüm trenler durur) ile İstanbul içinde hizmet veren banliyö trenleri de Pendik sınırlarındaki Pendik, Kaynarca, Tersane, Güzelyalı istasyonlarında hizmet vermektedir.

1998’den beri hizmet veren Pendik-Eminönü deniz otobüsü ve 2004’ten beri Pendik-Yalova hızlı feribotu deniz ulaşımını sağlamaktadır.

İstanbul’daki hava ulaşım merkezlerinden biri olan Sabiha Gökçen Havalimanı da Pendik’de bulunmaktadır.

Ana arter olarak E-5, TEM ve Sahil Yolu ve bu yolları birbirine olan bağlantısını sağlayan ara yollarıyla karayolu ulaşımı sağlanmaktadır.

Şehir içi trafiği içinse minibüs ve taksilerin dışında İETT ile pek çok noktaya ulaşım mümkündür. Şişli (251), Üsküdar (16A) ile Kartal ve Maltepe’den de geçen Kadıköy(16, 17, 222) seferleri Pendik merkez kalkışlıdır. Ayrıca Tuzla istikametinden gelen 130, 130A Kadıköy hatları dışında 500T Tuzla-Topkapı, 133T Tuzla-Bostancı da Pendik’den geçmektedir.

Bunların dışında havalimanı kalkışlı E-9 Bostancı, E-10 Kadıköy ve E-3 4.Levent seferleri mevcuttur. 16, 16D, 16A ,16KH, 16C, 16B, 16S, 16Y, 17, 17K, 132, 132A, 132B, 132F, 132K, 132P, 132V, 133, 133A, 133K, 133Ş, 132D, 134, 133T, 134TK Pendik ilçesi sınırlarından geçen ve çeşitli noktalara ulaşan hatlardır.

Kadıköy’den Tavşantepe istasyonuna kadar uzanan metro hattı istasyonlarından bir tanesi de Pendik istasyonudur, Pendik’e metro ile ulaşımda kolaylık sağlamaktadır. Kaynarca’da, Sabiha Gökçen Havalimanı‘ndan Sultanbeyli istikametine uzanan metroyla birleştirilecektir.

İstanbul’dan Kocaeli iline kadar giden Marmaray tren hattı Pendik üzerinden geçmektedir.

Pendik’te ulaşımı kolaylaştıran bir diğer avantaj olan Yüksek Hızlı Tren(YHT) Avrupa Yakası’ndan gelerek Pendik’ten geçmektedir. Eskişehir‘e kadar uzanan YHT ve Kocaeli iline kadar uzanan Marmaray Pendik’te aynı istasyonda yer almaktadır.

Eğitim

Okul Durumu Resmi Özel Toplam
İlköğretim Okulu 59 5 64
Genel Liseler 10 0 10
Teknik Lise ve End. Meslek Lis. 5 0 5
Anadolu Lisesi 3 0 3
İmam Hatip Lisesi 8 0 8
Ticaret Meslek Lisesi 1 0 1
Anadolu Tic. Ve Tic Mes Lisesi 2 0 2
Kız Meslek Lisesi 2 0 2
Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi 1 0 1
Özel Sağlık Meslek Lisesi 0 1 1
Özel Denizcilik Meslek Lisesi 0 1 1
Özel Gedik Üniversitesi 0 1 1
Toplam: 91 8 99

Nüfus

Yıl Nüfus
1935[6] 3.514
1940[7] 4.172
1950[8] 7.910
1955[9] 8.673
1960[10] 13.963
1965[11] 19.216
1970[12] 27.494
1975[13] 38.384
1980[14] 48.219
Yıl Toplam Şehir Kır
1990[15] 295.651 289.380 6.271
2000[16] 389.657 384.668 4.989
2007[17] 520.486 517.624 2.862
2008[18] 541.619 538.065 3.554
2009[19] 562.122 558.485 3.637
2010[20] 585.196 581.633 3.563
2011[21] 609.535 605.907 3.628
2012[22] 625.797 622.200 3.597
2013[23] 646.375 646.375 veri yok
2014[24] 663.569 663.569 veri yok
2015[25] 681.736 681.736 veri yok
2016[25] 691.681 691.681 veri yok
2017[25] 698.260 698.260 veri yok
2018[25] 693.599 693.599 veri yok
2019[25] 711.894 711.894 veri yok
2020[25] 726.481 726.481 veri yok

Not: Büyükşehir yasası nedeniyle köyler mahalle statüsüne geçtiğinden 2013’ten itibaren kır nüfusu tabloda yer almamıştır.

1924 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesinden sonra Drama ve Yanya‘dan gelen Müslüman Türk nüfus Pendik’e yerleşti. Pendik’ten giden Rumlar da Selanik yakınlarında Pendik adında bir yerleşim yeri kurdular. Dramalılar, Yanyalılar ve 1950’lerde Erzincanlıların da katılımıyla yeni Pendik’in çekirdeği oluşturulmuş oldu. Bu yapıya 1960 sonrasında Yugoslavya’dan göç eden Boşnaklar da eklendi. Bu göçmen nüfus 1960-70 arası Pendik’in Sapanbağları ve Yeşilbağlar mahallelerine yerleşti. Genel olarak seksenli yıllara kadar yazlık yerleşim merkezi olarak gelişen Pendik’te 1 Temmuz 1982’de Pendik Tersanesinin açılmasının, seksenli yılların Pendik’in en fazla göç aldığı dönem olmasında büyük rolü vardır. Tersanenin açılması ve sanayi kuruluşlarının büyük gelişme göstermiş olması ile beraber artan göçler nedeni ile Pendik yazlık yerleşim yeri olmaktan çıkmış bahçeli evlerin yerini apartmanlar almaya başlamıştır. 1989 yılında Bulgaristan’ın çeşitli şehirlerinden yurdumuza zorunlu olarak göç eden soydaşlarımız için 1990 yılında Pendik-Kurtköy’de 3 bin 150 konut inşa edilmiştir. Pendik günden güne göç almakta olup ilçede çoğunluğu Sivas, Erzurum, Ordu, Tokat, Kastamonu, Trabzon, Erzincan, Sakarya ve Giresun illeri kökenli yurttaşlar ile Boşnak ve Balkan göçmeni kökenli yurttaşlar oluşturmaktadır. Nüfus bakımından Pendik, TÜİK 2020 verilerine göre 726.491 nüfusa sahiptir. İstanbul’un dördüncü, Anadolu Yakası’nın en büyük ilçesidir.

MALTEPE

Maltepeİstanbul‘un Anadolu Yakası‘nda Marmara Denizi‘ne kıyısı olan bir ilçedir. KadıköyKartalSancaktepe ve Ataşehir ilçeleriyle komşu olan Maltepe, nüfus bakımından İstanbul’un dokuzuncu, Anadolu Yakası’nın dördüncü büyük ilçesi konumundadır.

İsim

Maltepe adı HöyükTümülüs gibi içinde hazine ve define veya küp dolu altınların yığıldığı tepe anlamına gelir. Kocaeli Yarımadası’nın Türkler tarafından fethinden sonra Türkler, Dragos‘la ilgili birkaç efsaneye dayanarak bu ismi vermiştir.

Tarihçe

Maltepe’nin tarihi Bizans İmparatorluğu‘na kadar takip edilebilir. O devirlerde adının Bryas veya Latince adıyla Urias olduğu söylenir. Diğer bir bilgiye göre ise Bizanslıların tarihinde buranın adı Pelekanondur. Bryas adının tarihçiler tarafından Küçükyalı’da eski Akduman Pınarı yakınlarında bulunan Bryas Sarayı harabelerinden aldığı belirtilmekte ise de buna ilişkin kesin kanıt yoktur. Bugünkü Maltepe ilçesinin temelleri ise 16. yüzyılda atılmıştır.

Bizans dönemi

Maltepe, Bizans döneminde küçük bir sahil köyü olmanın yanında etrafında yer alan birçok manastırlarla da dikkat çekmektedir. Dönemin ünlü din adamlarından Aziz Euksentios, Maltepe yollarından birçok defa geçmiştir. Örneğin Maltepe ile Caddebostan arasında olduğu tahmin edilen Ioannes Prodromos Manastırı bunlardan sadece biridir.[4] Bu manastırla beraber Başıbüyük köyünden Caddebostan’a kadar uzanan birçok manastırın varlığı da bilinmektedir. MS 451 yılında dönemin ünlü din adamlarından Aziz Euksentios, Bizans İmparatoru Markianus’un daveti üzerine Khalkedon Konsili’ne katılmak üzere çıktığı yolculuk sırasında bu manastırları ziyaret etmiştir.[5]

Bizans İmparatorluğunun dini yapılarının yanında imparatorluk yapıları da Maltepe erken tarihinin ana hatlarını oluşturmaktadır. Nitekim Bizans dönemine ait olan Bryas Sarayı da birçok tarihçiye göre Maltepe’dedir. İrlandalı tarihçi John Bagnell Bury, Bryas Sarayı’nın Maltepe’de yer almasının muhtemel olduğunu savunmaktadır. Ancak bu konuda farklı görüşler de mevcuttur. Tarihçi Ernest Mamboury, Maltepe’de böyle bir sarayın olmadığını söylemektedir. Sonuç olarak yapılan araştırmalar Bryas Sarayı’nın Maltepe’de yer aldığını göstermiştir. Ancak sarayın tam olarak yeri konusunda net bir bulgu yoktur. Bryas Sarayı’nın yapılması fikri ise 829-842 yılları arasında Bizans İmparatoru Theophiles’in Abbasi elçiliğini yapan Synkellos İoannes Grammatikos’a aittir. Sarayı yapan kişi de Patrice adında bir mimardır. Bryas Sarayı yapıldığında etrafı geniş bahçe ve su yollarıyla doluydu. Hatta bu su yollarından dolayı Bryas adının kaynaklar anlamına gelen vrisis sözcüğünden türediği iddia edilmiştir. Bu açıdan bakıldığında Maltepe’nin en eski anlamının kaynaklar olduğu düşünülebilir. Zira Maltepe’nin su kaynakları bakımından zenginliği bu iddiayı kanıtlar niteliktedir.[6]

Bu küçük sınır kasabasının 1509 yılındaki depremde yıkıldığı ve Dragos eteklerinde bulunan ve bu yüzyılda Obnias veya Abrias adı ile anılan bu kasabanın harabeleri 1540 yılında ünlü Fransız nebetatçısı ve seyyahı Pierre Gylli tarafından görülerek tespit edilmiştir.

Pelekanon adı üzerinde duran tarihçiler ise III. Andronikos ile Orhan Gazi arasındaki Pelekanon Muharebesi‘nin (1329-1330) Maltepe ve çevresinde gerçekleştiğini iddia etmektedir. Bu görüşün kaynağı ise Avusturyalı Osmanlı tarihçisi Joseph von Hammer-Purgstall‘dır. Ancak Pelekanon Savaşı’nı araştıran tarihçi Vladimir Mirmiroğlu çeşitli kanıtlara dayanarak Pelekanon Savaşı’nın Darıca ile Eskihisar arasındaki Manastır Mevkii’nde olduğunu ileri sürmüştür.

Selçuklu dönemi

Tarihçi Hammer bu kıyı şeridindeki bütün tepelere Maltepe denildiğini söylemektedir. Osmanlı İmparatorluğu kurulmadan önce Türk akıncıları Bizans egemenliği altında bulunan Kocaeli Yarımadası’na akınlar düzenlemişlerdir. Bu akıncıların Üsküdar’a kadar geldikleri bilinmektedir. 1075 yılında İznik ve çevresini fethederek Anadolu Selçuklu Devleti‘ni kurarlar. Süleyman Şah İstanbul Boğazı’na kadar dayanmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra Maltepe ve Çevresi yine Bizanslıların egemenliği altına girmiştir.

Osmanlı dönemi

Osmanlı İmparatorluğu kurulduktan sonra 2. Osmanlı Padişahı Orhan Gazi’nin döneminde komutanları Akça Koca, Konur Alp, Gazi Abdurrahman tarafından Türk egemenliğine alınmıştır. İstanbul’un Türkler tarafından fethinden sonra Maltepe’nin tarihi konumu daha da artmıştır. Bağdat yolu üzerinde olan Maltepe Osmanlı Ordusu’nun Üsküdar’dan sonra ikinci durak yeri olmakta ve ordugah Maltepe’ de kurulmakta idi. Fatih Sultan Mehmet’in 300.000 bin kişilik ordusunun başında 27 Nisan günü Üsküdar’a geçtiği ve burada hastalanıp birkaç gün istirahattan sonra tekrar yola çıktığı, Üsküdar’la Gebze arasındaki Tekfur Çayırı ve Sultan Çayırı diye anılan Hünkar Çayırı Mevkii’nde tekrar hastalanıp 3 Mayıs 1481 de öldüğü İsmail Hami Danişmend tarafından yazılmıştır.

Danışmend’e göre bazı Osmanlı kayıtlarında Üsküdar ve Gebze arasında bulunan Hünkar Çayırı Maltepe’dedir. Evliya Çelebi‘nin Seyahatname adlı eserinin 1. Cildinde de Fatih Sultan Mehmet‘in Maltepe yakınlarında öldüğü ifade edilmektedir.

Osmanlı döneminde Maltepe askeri konaklama yeri olarak önemli bir mevki idi. 18. yüzyıl Kazasker Feyzullah Efendi‘nin çabalarıyla Maltepe daha da gelişerek yeni bir çehreye bürünmüştür. (1699-1761) Şeyhülislam Ebu’l Hayr Efendi’nin oğlu olan 1749’da Rumeli Kazaskerliğine getirilen Feyzullah Efendi de (1755 ve 1757) iki defa Şeyhülislamlığa atanmış ve 1758 yılında 3. Mustafa tarafından azledilerek Sütlüce’deki evinde oturmasına izin verilmiş, ölünce de Sütlüce Deresi’nde yaptırmış olduğu zaviyeye gömülmüştür.

1910’larda Maltepe

Eski Maltepe’nin Feyzullah Efendinin Çiftliği olduğu söylenir. Kayış Dağı memba Suyunu Maltepe’ye toprak künklerle Feyzullah Efendi getirmiş bununla da yetinmeyip bugünkü Feyzullah Camii’nin yanındaki asmalı kahvenin önünde bulunan çeşmeyi de kendisi yaptırmıştır.

Maltepe’de ilk cemiyet 1910 yılında Uhuvvet-i Osmaniye adı altında Miralay Süreyya İlmen tarafından kurulmuştur. Maltepe ye ilk kez 14 Nisan 1912 yılında Sayeste Kadı Efendi adı verilen bir ilkokul yapılmıştır.

Cumhuriyet dönemi

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Selanik, Drama, Kavala ve Serez Yöresi’nden Türkiye’ye mübadele ile gelen Türklerin 1500’ü Maltepe’ye yerleşmiştir. Narlıdere Çiftliği adıyla bilinen bugünkü Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Merkezi Maltepe’nin gelişmesine büyük emeği geçen Süreyya Paşa (1874-1955) tarafından yapılmıştır. Cumhuriyeti izleyen yıllarda Maltepe büyük bir yangın geçirmiş bütün ahşap evlerle birlikte Feyzullah Efendi Camii’de yanmıştır.

1928 yılında Maltepe Belediyesi kurulmuştur. Maltepe’nin İmar Planı ise 1945’te yapılmıştır. İmar Planından sonra Maltepe’nin yerleşim bölgesi demiryolu hattı olmuş 1960’tan sonra da yerleşim daha yukarılara dağılmış olup E-5 üstünde de hızlı bir gelişme kaydetmiştir.

Nüfus

Yıl Nüfus
1935[7] 3.131
1940[8] 3.714
1950[9] 4.897
1955[10] 7.391
1960[11] 11.052
1965[12] 16.626
1970[13] 32.196
1975[14] 66.343
1980[15] 90.439
Yıl Toplam
2000[16] 355.384
2007[17] 415.117
2008[18] 417.605
2009[19] 427.041
2010[20] 438.257
2011[21] 452.099
2012[22] 460.955
2013[23] 471.059
2014[24] 476.806
2015[25] 487.337
2016[25] 490.151
2017[25] 497.586
2018[25] 497.034
2019[25] 513.316
2020[25] 515.021

Coğrafya

Maltepe, Kocaeli Yarımadası’nın güney batısında, İstanbul ilinin Marmara Denizi kıyısında yer alır. KartalAtaşehirSancaktepe ve Kadıköy ilçeleri ile komşu olan Maltepe İlçesi’nin, Marmara Denizi’ne yaklaşık 7 km kıyısı vardır. Deniz seviyesi sıfırdan başlayarak kuzeye doğru tatlı bir meyil ile 440 m’ye kadar yükselir. İlçenin deniz kıyısı kum ve kil ile kıyıdan itibaren kuzeye doğru silislerle kaplıdır. Bu kütle en çok bir metre kalınlıkta kırmızı ve kahverengi topraklarla örtülüdür, oldukça da verimlidir. İlçenin bakıldığında bir takım tepe ve düzlüklerden meydana geldiği görülmüştür. En yüksek dağı Kayış Dağı‘dır.

İlçede Akdeniz iklimi özellikleri görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışlar yağışlı ve serindir. İlkbahar serin ve yağışlı, sonbahar ılıman ve yağışlıdır. En çok esen rüzgarlar poyraz ve lodostur. Lodos deniz fırtınası yapar, kışın keşişleme ve kıble rüzgarları da eser. Yıldız ve karayel rüzgarları fırtına getirir. İlçe topraklarının doğal bitki örtüsü ormandır. Orman olmayan yerler makiler ve otsu bitkilerle kaplıdır. Günümüzde düzlük alanlardaki bağ ve bahçeler, tepelerin yamaçlarını saran yeşil ormanlar azalmış, tarla ve otlakların yerine yerleşme alanları, iş yerleri, atölyeler ve fabrikalar kurulmuştur.

Ulaşım-iletişim

Maltepe bölgesi’nde ulaşım demiryolu ve karayolu ile yapılmaktadır. Demiryolu Maltepe’nin E-5 Karayolu altında kalan Eski Maltepe’nin kurulmuş olduğu güzergahtır. Karayolu ise (Ankara Asfaltı) Maltepe’yi üçe ayırmaktadır. Bu yol Maltepe’yi Anadolu’ya yan yollar ise komşu ilçelere bağlar. İkinci önemli karayolu ise Bağdat Caddesi olup Bostancı ile Pendik arasındaki güzergâhı oluşturmaktadır. PTT hizmet birimlerinin sayısı 10’dur.

Yerleşim Dokusu

Maltepe’nin nüfusu 2019 TÜİK verilerine göre 513.316’dır. Yerleşim düzeni ise iki ana grupta toplanabilir. E-5 karayolu altı olup 19/1, 19/2, 32/1, 32/2, 32/3 ile 32 ve 21 nolu paftaları kapsayan alanlar sanayi bölgesi olup, bu bölgeler ise E-5 karayolunun güneyindeki Kör Deresi ile Dragos Deresi Bağdat Caddesi’nin kuzeyindeki Tugay Yolu güzergahıdır. Yerleşim birimi olarak Maltepe 18 mahalleye ayrılmıştır.

Maltepe İlçesine bağlı mahalleler

Sahilden Maltepe Camisine bakış

Eğitim

Maltepe’de 7 adet üniversite, 43 adet ilköğretim okulu, 4 meslek lisesi 4 adet lise 3 Anadolu lisesi 1 anadolu teknik ile 2 Halk Eğitim Merkezi vardır. Ayrıca 17 özel okulda bulunmaktadır. Küçükyalı‘da ise kız ve erkek çocuklarının barındırılıp eğitildiği Küçükyalı Yetiştirme Yurdu mevcuttur. 1998 yılında Maltepe’de Maltepe Üniversitesi kurulmuş ve öğretime başlamıştır. Marmara Üniversitesi Nöroloji ve Gastroentoloji Enstitüsü Başıbüyük mahallesinde 1995 yılında faaliyete geçmiştir. Bu mevkide Marmara Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi binaları da açılmıştır.

İlköğretim Okulları

  • 50. Yıl Besim Kadırgan İlköğretim Okulu
  • Abdullah Nezahat Erboz İlköğretim Okulu
  • Adnan Kahveci İlköğretim Okulu
  • Ahmet Rasim İlkokulu
  • Albay Niyazi Esen İlköğretim Okulu
  • Altayçeşme İlköğretim Okulu
  • Ataköse İlköğretim Okulu
  • Bağlarbaşı İlköğretim Okulu
  • Binbaşı Necati Bey İlköğretim Okulu
  • Celal Avşar İlköğretim Okulu
  • Dumlupınar İlköğretim Okulu
  • Emine-İbrahim Pekin İlköğretim Okulu
  • Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu
  • Güzide Yılmaz İlköğretim Okulu
  • Güzin Dinçkök İlköğretim Okulu
  • Hasan Şadoğlu İlköğretim Okulu
  • İsmet Kuralkan İlköğretim Okulu
  • Kadir-Rezan Has İlköğretim Okulu
  • Kaşgarlı Mahmut İlköğretim Okulu
  • Kazım Tunç İlköğretim Okulu
  • Küçükyalı Merkez Müfredat Laboratuvar İlköğretim Okulu
  • Mürüvvet Hanım İlköğretim Okulu
  • Nazmi Duhani İlköğretim Okulu
  • Nezahat Aslan İlköğretim Okulu
  • Orhangazi İlkögretim Okulu
  • Özel Marmara İlköğretim Okulu
  • Profesör Abdullah Türkoğlu İlköğretim Okulu
  • Suzan Ahmet Yalkın İlköğretim Okulu
  • Şehit Öğretmen Nevzat Akdemir İlköğretim Okulu
  • Turgay Ciner İlköğretim Okulu
  • Vasfi Rıza Zobu İlköğretim Okulu
  • Yılmaz Mızrak İlköğretim Okulu
  • Zümrütevler İlk Öğretim Okulu

Anadolu Liseleri

  • Atilla Uras Anadolu Lisesi
  • E.C.A. Elginkan Anadolu Lisesi
  • Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi
  • Halit Armay Anadolu Sağlık Meslek Lisesi
  • Kadir Has Anadolu Lisesi
  • Maltepe Anadolu İmam Hatip Lisesi
  • Maltepe Anadolu Lisesi
  • Maltepe Orhangazi Anadolu Lisesi
  • Rezan Has Anadolu Lisesi
  • Şehit İlhan Varank Fen Lisesi

Teknik Liseler

  • Handan Hayrettin Yelkikanat Anadolu Teknik Lisesi
  • Hasan Şadoğlu Kız Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi
  • Küçükyalı Anadolu Teknik Lisesi
  • Özel Marmara Radyo ve Televizyon Teknik Lisesi

Meslek Liseleri

  • Maltepe Kız Teknik ve Meslek Lisesi
  • Maltepe Ticaret Meslek Lisesi
  • Mediha Engizer Kız Teknik ve Meslek Lisesi
  • Mehmet Salih Bal Ticaret Meslek Lisesi

Spor

Maltepespor Takımı 1923 yılında kurulmuş olup, 3. Lig’de mücadele etmektedir. 2008-2009 sezonunda tarihinde ilk kez profesyonel mücadelesinde küme düşmüştür. Maltepespor’un taraftar grubu Asi Dramalılar’dır.

Sağlık

Maltepe’de 10 adet sağlık ocağı ve 1 dispanser olup ayrıca 3 adet de özel hastaneyle 15 adet özel dispanser ve poliklinik ve 6 adet özel laboratuvar Maltepelilere hizmet vermektedir. Küçükyalı Semt Polikliniği, 2 adet özel dializ merkezi, 1 adet de özel sintigrafi merkezi mevcuttur. Ana Çocuk Sağlığı Merkezi’nde aile planlaması dahil olmak üzere bütün sağlık hizmetleri verilmektedir. Süreyyapaşa Sanatoryumu’nda sağlık hizmetlerinin yanı sıra bir adet hemşire koleji ile 120 yataklı çocuk kreşi bulunmaktadır. Ayrıca bölgemiz içerisinde 1976 yılında hizmete girmiş olan ve 200 kadın ile 185 erkeğin barındığı huzurevi mevcut olup, burada sağlık hizmeti de verilmektedir.

Belediye

Maltepe Belediye Başkanlığı Binası

Belediye 1928 yılında kurulmuş olup İstanbul’un en eski belediyeleri arasında yer almaktadır. İlk Belediye Başkanı ise Emekli Baytar Selahattin Narlıgil’dir Bundan sonra sırasıyla; 1932’den 1951’e kadar Faik Bey, Kahraman Yiğit, Kemal Dumlupınar, İsmet Onan, Harun Tuna, Necip Ayla, Mahir Dökmecibaşı, 1951-1960 arasında Selami Oğuz iki kez 1964-1966 arası Cemal Bey, Osman Tuna, Selahattin Temiz, ve 1972-1980 arasında da Yalçın Kızılay görevi sürdürmüşlerdir. 12 Eylül 1980 Sonrası Maltepe Belediyesi 09.02.1981 tarih ve 57 sayılı bildiri ile İstanbul Anakent Belediyesine bağlı Şube Müdürlüğüne dönüştürülmüştür. 1960 yılında kurulan Küçükyalı Belediyesi de kaldırılarak Maltepe’ye bağlanmıştır.Daha sonra 25 Mart 1985’te Kartal Belediyesi’ne bağlanmıştır. 1992 yılında Maltepe Kartal İlçesi’nden ayrılıp müstakil ilçe olmuş, aynı yıl 1 Kasım’da “Ara Yerel Seçimleri” neticesi Maltepe’de belediye kurulmuştur.İlcenin ilk Belediye başkanı Bahtiyar Uyanık‘tır. Bahtiyar Uyanık’tan sonra, 2004 yerel seçimlerinde Fikri Köse belediye başkanı seçilmiştir.Daha Sonra ise 2009 yerel seçimlerinde Mustafa Zengin Maltepe belediye başkanı olmuştur. 1994’te Yeniçamlıca mahallesi (2008’de Ataşehir’e geçti) Ümraniye’ye ve 2004’te Ferhatpaşa mahallesi (2008’de güney kısmı Ataşehir’e, kuzey kısmı Sancaktepe’ye geçti) Kartal’ın Samandıra mahallesine bağlandı.

Siyaset

1 Kasım 1992’de Kartal ilçesinden ayrılarak ayrı bir ilçe olan Maltepe ilk yerel seçimini 1994 yılında yaşamıştır. Bu seçim sonunda ANAP Adayı Bahtiyar Uyanık %32,98 oy oranıyla Maltepe nin ilk belediye başkanı olarak seçilmiştir. Daha sonra yapılan 1999 seçimlerinde ise oy oranı %24,07’ye düşmesine rağmen tekrar belediye başkanlığına seçilen Bahtiyar Uyanık, 2004 seçimlerinde koltuğunu %43,01 oy alan AK Parti adayı Fikri Köse‘ye devretmiştir. 2009 yılı seçimlerinde ise, %51,39 oy ile Prof. Dr. Mustafa Zengin başkan seçilmiştir. 2014 yılındaki seçimlerde ise, %49,34 oy oranı ile CHP adayı Ali Kılıç başkan seçilmiştir. 2019 seçimlerinde oy oranını %52,74’e yükselten Ali Kılıç tekrar başkan seçilmiştir.

Yerel Seçimler

Maltepe Belediye Başkanları ve Partileri[26]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1992* Bahtiyar Uyanık ANAP %28,37
1994 Bahtiyar Uyanık ANAP %32,98
1999 Bahtiyar Uyanık ANAP %24,07
2004 Fikri Köse AK Parti %43,01
2009 Mustafa Zengin CHP %51,39
2014 Ali Kılıç CHP %49,34
2019 Ali Kılıç CHP %52,74
  • 1992 yılında Maltepe’nin Kartal’dan ayrılmasıyla Bahtiyar Uyanık ara seçimlerde belediye başkanı seçilmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1995 ANAP %22
1999 DSP %32
2002 AK Parti %33
2007 %38
2011 %42,11
Haziran 2015 CHP %40,98
Kasım 2015 %42,37
2018 %37,64

Küçükçekmece

Küçükçekmeceİstanbul‘un batısında aynı adlı gölün çevresinde kurulmuş bir ilçedir. Batısında Avcılar ve Küçükçekmece gölü Kuzeyinde Başakşehir Doğusunda Bahçelievler ve Bağcılar Güneyinde Bakırköy ve Marmara Denizi vardır. 1. dereceden riskli deprem bölgesinde yer almaktadır.[5] 1987 yılında, ikisi köy (Kayabaşı ve Şamlar), 25’si mahalle olmak üzere toplam 27 yerleşim yeri Bakırköy ilçesinden ayrılarak kurulmuştur. Bugünkü sınırlarına, 1992’de Avcılar‘ın, 2009’da Başakşehir‘in ilçe olmasıyla kavuşmuştur. 2009 itibarıyla 21 mahalleden oluşmaktadır. İstanbul‘un 39 ilçesi arasında yaşam kalitesi endeksi sıralamasında 12. sıradadır.[6][7] Marmara Denizi ve adını verdiği Küçükçekmece Gölüne kıyısı vardır.

Etimoloji

Küçükçekmece adının kaynağı konusunda, tarihçiler arasında değişik görüşler mevcuttur. Hakkı Raif Ayyıldız bir yazısında; bölgenin Küçükçekmece adını almasını şöyle anlatmaktadır: “Batağa gayet kalın kazıklar çakılmış ve aralarına halatlar gerilmiştir. Yolcular büyük bir sala dolar, salcılar da salı çeke çeke kanalın öte yakasına yüzdürüp götürürlerdi; bunlardan ötürüdür ki, iki gölün geçitlerine “Küçükçekmece” ve “Büyükçekmece” adları verilmiştir.

“Çekme” adı, bu bölgede olan çöküntülere bağlanmaktaysa da, gerçeğe en yakın varsayımın, göle giren balıkları tutmak için kanala konmuş olan ve yukarı çekilerek açılan kafesli setlerden dolayı verilmiş olduğu söylenebilir. Kaldı ki, eski Osmanlı Vakıf defterlerinde de bölge “Çekmek-i Küçük”olarak anılmaktadır.

Tarih

Küçükçekmece ilçesinin tarihi bir bakıma İstanbul’un tarihidir. İstanbul’a egemen olan bir imparatorluk Küçükçekmece yöresinde egemen olmuştur. Küçükçekmece’nin yüksek kesimlerinde, bugün Tepeüstü denen bölgede Rhegion adlı bir antik şehir vardı. Roma İmparatorluğu’nu Bizans’a bağlayan en önemli yollarından Via Egnatia, Rhegion’dan geçerdi. Yüzyılın ortalarında büyük bir depremde, bu bölgenin yıkıldığı çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir.

Küçükçekmece İlçesi’nin en eski yerleşim yeri, Küçükçekmece gölünün kuzey kesiminde bulunan Yarımburgaz mağaralarıdır. Buralara Paleolitik Çağ‘dan itibaren yerleşme başlamıştır. Tarihi Paleotik çağa uzanan bu bölgedeki tarihi yerler, günümüz öncesi 730.000 ila 130.000 yılları arasını kapsayan Yarımburgaz Mağaraları, MÖ 2. yüzyıl ve MS 2. yüzyıllar arası Rhegion kitabeleri. Yavuz Sultan Selim’in has defterdarı Abdül Selami Bey Türbesi Tekke ve Zaviyesi, 17.Yüzyıl Mimar Sinan Köprüsü ve 18.Yüzyıl Küçükçekmece Meydanı Çeşmesi’dir. Cumhuriyet döneminde ise yoğun nüfus akımı 1950’ den sonrasına rastlamaktadır.

Coğrafya

Küçükçekmece geniş düzlükler halinde az dalgalı (engebeli) bir alana yayılmıştır. Deniz ve göl kıyılarında içerilere doğru yükseltiler artar. Kuzeydeki tepelerde yükseklik 200 metreyi bulur. Vadiler belirgin görünümdedir, ilçedeki gölün morfolojik (biçim) yapışı nedeniyle tam ve tipik bir lagün (yalı) gölüdür. Dünyada pek ender oluşan lagün göllerden birisidir ve bir doğa harikasıdır.

İlçe alanında kalan akarsular uzunlukları, kısa ve su rejimleri, debileri, düzensizdir. Bir kesimi hızlı kentleşme ve sanayileşme nedeniyle yerleşme ve sanayi alanları içinde kalmış oldukları için sanayi ve kentsel atıkları denize boşaltan derelere dönüştüler.

Göller ve akarsular

Küçükçekmece Gölü

İstanbul’un 15 km batısında yer alan ve 14 km’lik bir alan kaplayan Küçükçekmece Gölü; son jeolojik dönemdeki buzullaşmanın erimesiyle denizlerin seviyelerinin yükselmeleri sonucu Çanakkale Boğazı’nın yarılarak Marmara Çukuru’nun dolması, bu deniz istilasıyla eski vadi ağızlarının boğularak ’’ria ’’ların ortaya çıkması sonucu önce koy, zamanla da kıyı kordonuyla kaplanarak lagün haline gelmesiyle oluşmuştur.

Gölün ağız kesimi kıyı kordonu ile kapalı olmasına rağmen gölün denizle ilişkisi 1.5 metre derinliği olan bir geçitle sağlanmaktadır. Bu nedenle gölün suyu yarı tuzludur. Ancak son zamanlarda yapılaşmanın artması, gölün besleyen akarsuların cılızlaşması nedenleriyle bu geçit ender olarak bağlantı sağlayabilmektedir.

Çevresinde eosengre ve kalkerleri ile üst miyosen kum marn ve kalkerleri bulunan Küçükçekmece Gölü, doğusundan Nakkaş Deresi, batısından Eşkinoz Deresi ve bunlar arasındaki Sazlıdere’den beslenmektedir.

Küçükçekmece Gölü’nde, eskiden bol miktarda balık bulunurken 1970’lerden sonra evsel ve sanayi atıklarla gölün kirlenmesi sonucu balıkların yaşamı olumsuz yönde etkilenmiştir. Bu kirlilik, göl suyunun Büyükçekmece Barajı’na aktarılarak kullanım projesini de engellemiş olup, 1992’de bitirilen isale hattı kullanılamamıştır.

Küçükçekmece Gölü’nün kirlenmesini engellemek amacıyla başlatılan kollektör çalışmaları ise yarım kaldığı için sanayi atıkları büyük ölçüde azalmış olsa da evsel atıklar hâlâ göle akmaktadır. Bunun sonucu olarak Küçükçekmece Gölü hâlen tamamen ötrofik (sucul ortamlardaki fosfatlı ve azotlu besinlerin aşırı çoğalması sonucu oksijenin azalması, su kalitesinin kötüleşmesi, yeşillenme) durumdadır.

Sazlıdere

Yaklaşık 40 km. uzunluğunda olan Sazlıdere, İstanbul’un Küçükçekmece Gölü’ne dökülen en önemli akarsuyudur. Dursun Köyü’nün güneyindeki küçük su havzalarının sularını toplayarak, güneydoğu yönünde akar.

Küçükçekmece Gölü’nün yakınlarında tabanını genişleterek göle dökülür. 84 km² yağış alana sahip Sazlıdere’nin, Bosna istasyonundaki ortalama debisi 0.928 m³/sn. olup, yıllık ortalama su hacmi 35 milyon  dolayındadır. Sazlıdere’nin eski Samlar Köyü’nü de içine alacak şekilde baraj haline getirilmesi ve su tutması için kapaklarının kapalı olması nedeniyle, Küçükçekmece Gölü kendini besleyen bu önemli kaynaktan mahrum kalmıştır.

Nakkaş Deresi

Küçükçekmece Gölü’ne dökülen ikinci önemli akarsuyudur. Küçükçekmece Gölü’nün Kuzeyinde kalan küçük havzasının sularım toplayan Nakkaş Deresi, yaklaşık 43 km² yağış- alanına sahiptir. Debisi ortalama 0.344 m³/sn, yıllık ortalama su hacmi 14 milyon m³’dür.

Politika

Yerel Seçimler

Küçükçekmece Belediye Başkanları ve Partileri[8][9]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1989 Ertuğrul Tuğlay SHP %31,78
1994 Nurettin Şen DSP %32,73
1999 Faik Halidun Özbatur DSP %29,21
2004 Aziz Yeniay AK Parti %50,02
2009 Aziz Yeniay AK Parti %46,90
2014 Temel Karadeniz AK Parti %42,00
2019 Kemal Çebi CHP %50,97

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1991 ANAP %25
1995 DSP %25
1999 %35
2002 AK Parti %36
2007 %43
2011 %45
Haziran 2015 %35
Kasım 2015 %44
2018 %38

Nüfus

Yıl Nüfus
1935[10] 707
1940[11] 879
1945[12] 1.201
1950[13] 1.657
1955[14] 4.573
1960[15] 12.086
1965[16] 22.835
1970[17] 43.385
1975[18] 58.709
1980[19] 81.503
Yıl Toplam Şehir Kır
1990[20] 479.419 469.431 9.988
2000[21] 594.524 593.520 1.004
2007[22] 785.392 784.128 1.264
2008[23] 669.081 669.081 veri yok
2009[24] 674.795 674.795 veri yok
2010[25] 695.988 695.988 veri yok
2011[26] 711.112 711.112 veri yok
2012[27] 721.911 721.911 veri yok
2013[28] 740.090 740.090 veri yok
2014[29] 748.398 748.398 veri yok
2015[30] 761.064 761.064 veri yok
2016[30] 766.609 766.609 veri yok
2017[30] 770.393 770.393 veri yok
2018[30] 770.317 770.317 veri yok
2019[30] 792.821 792.821 veri yok
2020[30] 789.633 789.633 veri yok

Not: 2008 yılında Başakşehir ilçesinin kurulması ile nüfus azalmıştır.

Sosyal hayat

İlçenin büyük bir kısmında yer alan yapılaşmalar, imar planı ve teknik şartlara uygun yapılmaktadır. Genellikle ferdi yapılaşmanın görüldüğü ilçede, 1990’lardan başlayarak “toplu konut” yapılaşmaları da hızlanmıştır. Özellikle, TEM Otoyolunun bu bölgeden geçmesi, İkitelli ile İstanbul arasındaki ulaşım seçeneklerini arttırmıştır. Dahası ulaşım süresinin kısalması sonucu bölge önem kazanmaya başlamıştır. Öte yandan gözle görülür oranda yapılan Organize Sanayi Bölgesi yatırımları, buradaki sanayinin gelişimini de hızlandırmıştır.

Küçükçekmece ilçesi, esasen yoğun bir sanayi bölgesi niteliğindedir. İlçede 200’ün üzerinde büyük fabrika, sanayi-ticari siteleri ile ilçe sınırlarında bulunan Belediye’ye kayıtlı yaklaşık 10.000 sanayi işletmesi ve atölye mevcuttur. Bu nedenle de, nüfusun yoğunluğunun işçiler ve onların ailelerinden oluşturduğunu söyleyebiliriz.

İlçenin sınırları içinde, son dönemde yapılan 80.000 kişi kapasiteli Atatürk Olimpiyat Stadyumu ve 49 kooperatif ve 33.000 iş yeri bulunan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi gibi yatırımlarla ilçe hızlı gelişimini sürdürmektedir. Ancak Başakşehir ilçesinin kurulmasıyla Atatürk Olimpiyat Stadyumu ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesi ilçe sınırlarının dışında kalmıştır.

Küçükçekmece’de 4 tane küӀtür merkezi vardır. BunӀar: Cennet Kültür ve Sanat Merkezi (CKSM), Atakent Kültür ve Sanat Merkezi (AKSM),Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi (SKSM) ve Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi (YKB)’dir.

Eğitim ve kültür

İlçe genelinde 62 İlköğretim okulu, 10 Genel Lise (4 adedi Yabancı Dil Ağırlıklı Lise) 8 Meslek Lisesi, 4 Anadolu Lisesi ve 15 müstakil Anaokulu olmak üzere, toplam 96 adet resmî okul bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, ilçede 1 Halk Eğitim Merkezi, 1 Çıraklık Eğitim Merkezi, 1 Sağlık Eğitim Merkezi, 1 Öğretmenevi ve 3 ayrı Kültür Merkezi bulunmaktadır. Küçükçekmece Belediyesi’ne bağlı Küçükçekmece Belediyesi Gösteri Sanatları Akademisi adında bir sanat akademisi bulunmaktadır. 9 Bilgievi bulunmaktadır.

Resmî okulların yanında, toplam 12 özel okul vardır. Bunların 4 adedi Anaokulu, 3 adedi İlköğretim okulu, 4 adedi Lise ve 1 adedi Akşam Lisesi’dir. İlçede 3 üniversite vardır: İstanbul Arel Üniversitesiİstanbul Aydın Üniversitesi ve Sabahattin Zaim Üniversitesi.

Spor

2009 yılından itibaren günümüze kadar faaliyetlerine devam eden ilçesini Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından oynatılmakta olan İstanbul altyapı liglerinde temsil eden Küçükçekmece Basketbol Gençlik ve Spor Kulübü bulunmaktadır. İlçede Küçükçekmece Metin Oktay Stadyumu adlı bir futbol stadyumu yer alır.Aynı zamanda Kanarya Mahallesinde Galatasaray Kürek Tesisleri vardır.

Ulaşım

TEM otoyolu ve E5‘e yakınlığından dolayı ulaşım kolaydır. Tüm ilçede İETT seferleri mevcuttur.Bölgede Sefaköy semti metrobüse erişimin ana merkezi olup başta Kartaltepe olmak üzere Kemalpaşa, Gültepe, Yeşilova, Cennet ve Fatih Mahallelerinden metrobüse erişim mevcuttur. Ayrıca Raylı ulaşımda Marmaray banliyö hattı ilçeden geçmekte olup bu ilçede Küçükçekmece, Mustafa Kemal ve Halkalı olmak üzere 3 adet tren istasyonu bulunmaktadır. Daha öncesinde Halkalı – Sirkeci banliyö hattı işlerken bölgedeki istasyon sayısı 5 iken, hattın Marmaray kapsamında yenilemesi sırasında Kanarya, Soğuksu ve Menekşe istasyonları kaldırılmıştır. Tren hattı 13 Mart 2019 tarihinde tekrar açılmış ve Halkalı ve Gebze arasında saat 22.20’ye kadar hizmet vermektedir. Ayrıca Halkalı İstasyonundan Ankara ve Konya‘ya hızlı tren seferleri yapılmaktadır. İlçede faal olan tek metro hattı M9’dur. Bahariye istasyonunun 29 Mayıs 2021’de açılmasıyla M9 hattı Küçükçekmece’nin ilk metrosu olma özelliğini kazanmıştır. İlçeden geçecek diğer metro hatlarından ikisi inşaat hâlinde diğer ikisinin de inşaatı yakın gelecekte başlayacaktır.

KARTAL

Kartal
Soldan Sağa 1-Kartal Sahili 2-Kartal Tarihi Çarşısı 3-Kartal Tren İstasyonu Çevresi 4-Surp Nışan Ermeni Kilisesi
Soldan Sağa 1-Kartal Sahili 2-Kartal Tarihi Çarşısı 3-Kartal Tren İstasyonu Çevresi 4-Surp Nışan Ermeni Kilisesi
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara
İdare
 • Kaymakam Abdullah Demir [1]
 • Belediye başkanı Gökhan Yüksel (CHP)
Yüzölçümü

 • Toplam 278 km² (107 mil²)
Rakım 10 m (30 ft)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 461,155
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ)
İl alan kodu 216
İl plaka kodu 34

Kartalİstanbul‘un Anadolu yakasındaMarmara Denizi kıyısında, Kocaeli Yarımadası‘nın güney batısında yer alan bir ilçedir TÜİK 2019 nüfus sayımına göre 470.626 nüfusa sahiptir.[4] Mücavir alanıyla birlikle 48.000 m² yüz ölçümü olan bir ilçedir. Kartal ilçesi, batıda Maltepe, kuzeyde Sancaktepe, kuzeydoğuda Sultanbeyli ve doğuda Pendik ilçeleriyle çevrilidir. İstanbul’un en yüksek yeri Aydos Tepesi ve İstanbul’un Balkonu diye adlandırılan Yakacık Tepesi Kartal’dadır.[5]

Etimoloji

Kartal’ın merkezi VI. yüzyılda Kartalimen adında bir balıkçı köyüydü.[6][7] İlçenin adının Kartalimen isminin Türkçeye aktarılmasından gelmesi veya ilçenin kuzeyinde bulunan ve Rumcada kartal almanına gelen Aydos Tepesinden gelmesi muhtemeldir.[8]

Coğrafya

Kartal ilçesi, Kocaeli yarımadasının güneybatı kesiminde yer alır. Doğusunda Pendik, batısında Maltepe, kuzeyinde Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçeleri, güneyinde ise Marmara Denizi ile çevrilidir. Kartal yirmi mahalleden oluşmakta olup, 2186 adet cadde ve sokağa sahiptir. Yüz ölçümü Aydos Ormanı dahil 391,73 km² dir.[9]

İklim

Karadeniz’in yağışlı iklimi ile Akdeniz’in ılıman iklimi arasında kalan Kartal kışın Balkan Yarımadası’nın soğuk, Karadeniz’in yağışlı ve Akdeniz’in ılıman güneşli ikliminin etkisinde kalır. Bu nedenle kıştan ilkbahara, yazdan sonbahara geçiş çok defa fark edilmez. Kış aralık ayından Nisan ayına kadar sürer, ortalama 7 gün kar yağar, yaklaşık 25 gün de don olur.[10] Yazları sıcak ve kurak olup ortalama sıcaklık 24 derecedir. Kış ortalama sıcaklığı ise 5-6 derece civarındadır. İlçede poyraz ve lodos hakim rüzgarlardır.

Tarihçe

Cumhuriyet Öncesi

Kartal İlçesinin tarihi gelişimini 6.yüzyılın başlarından itibaren incelemek olanaklıdır. İlçenin Samandıra ve Yakacık gibi yerleşim birimlerinde yapılan kazılarda çıkan tarihi yapıtların Bizans dönemine ait oldukları anlaşılmıştır. 1080-1083 yıllarında bütün Anadolu’yu ele geçiren Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Pendik, Kartal ve Maltepe’nin ele geçirilmesinden sonra bu hükümdarla zamanın Bizans İmparatoru arasında Dragos Çayı sınır olarak belirlenerek 1081 yılında bir antlaşma yapılmış[11] ve Süleyman Şah bu sınırın dışına çıkmamayı taahhüt etmiştir. Bu çay bugünkü Maltepe’nin batısında Maltepe ile Kartal arasında sınırı teşkil eden ve Dragos tepesinin yanından geçerek denize dökülen küçük bir sudur. Anadolu’da Türklerle Bizanslıların ilk sınırı bu anlaşma ile oluşturulmuştur. Kartal, 1400 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.[12] 1755 yılında Adalar’a bağlı bir nihayi olan Kartal 1757’de Üsküdar’a bağlı bir nihayi olur. 1850’de İzmit Sancağı’na bağlı bir kaza olan Kartal, 1861’de Vilayet Nizamiyesi’yle tekrar Üsküdar’a bağlanır. 1870 yılında çıkarılan bir nizamnameyle Kartal bir kaymakamlık olarak teşkil edilir ve bir yıl sonra temelli olarak İstanbul şehremaneti sınırlarına katılır. 1871 Vilayet Nizamnamesi gereğince Kartal’da belediye kurulur ve ilçenin ilk belediye reisi Yasin Ağa olur.[9] Kartal, 1888 yılında İstanbul şehremaneti sınırlarına katılır.

Cumhuriyet Dönemi

1928’e kadar, o zaman Üsküdar‘a bağlı olan Kadıköy‘ün Bostancı, İçerenköy, Suadiye, İnönü ve Kayışdağı mahallelerini ve bugünkü Adalar ilçesini kapsıyordu. 1947 yılında, endüstri bölgesi olarak ilan edilmesinin ardından, Kartal, İstanbul’un hızla büyüyen ilçelerinden biri haline gelmiştir. 1951’de Gebze’den Tuzla beldesini alan ilçe, 1973’te, HaydarpaşaGebze banliyö tren hattının açılması ile birlikte bu gelişme ivme kazanmıştır. 1987’ye kadar İstanbul’un büyük ilçelerinden olan ve o dönem batıda Kadıköy, kuzeybatıda Üsküdar and Beykoz, kuzeyde Şile ve doğuda Gebze ilçelerine komşu olan Kartal, 1987’de Pendik (1987’de Pendik’e bağlanan Tuzla 1992’de ayrı ilçe olmuş ve 1994’te Esenyalı ve Güzelyalı semtlerini Pendik’e verip bugünkü sınırlarına ulaşmıştır), 1992’de Maltepe (1994’te Ümraniye’ye geçen ve bugün Ataşehir’e bağlı Yeni Çamlıca mahallesini kapsıyordu) ve Sultanbeyli ilçelerinin ayrılmasıyla oldukça küçülmüş, 1998’de Maltepe’den ayrılan Ferhatpaşa mahallesinin Samandıra Beldesi’ne bağlanmasıyla yeniden Kadıköy ilçesine komşu olmuş ve az da olsa büyümüşse de bugünkü sınırlarına 2009’da Ümraniye’den ayrılıp Sancaktepe adıyla ilçe olan Sarıgazi’ye Paşaköy’le Ferhatpaşa mahallesinin küçük bir bölümüyle birlikte bağlanan Samadıra’nın ve Ataşehir’e bağlanan Ferhatpaşa mahallesinin büyük bölümünün ayrılmasıyla ulaşmıştır. 2010’lu yıllarda, İstanbul’un iki ana adalet sarayından biri olan Anadolu Adliyesi’nin Kartal’a inşa edilmesi, ilçenin önemini arttırmıştır.

Kültür

Atalar Merkez Camii içerisi

Kartal ilçesinin sosyo-kültürel yapısı çeşitlilik gösterir. Bunda iç göçün ve buna bağlı olarak artan nüfusun etkisi büyüktür. Cumhuriyetin erken yıllarında endüstriyel bir bölge olarak tasarlanan ve gelişen Kartal, özellikle 80’lerden sonra, İstanbul’un merkezi yaşama alanlarından birine dönüştü. Buna bağlı olarak kültürel yaşam da hızla gelişti. Hasan Ali Yücel ve Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezleri Kartal’ın merkezinde faaliyet sürdürürken, merkez dışındaki yerleşim yerlerinde ikamet eden vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Hürriyet, Uğur Mumcu, Soğanlık ve Yakacık mahallelerinde de kültür merkezleri inşa edilmiştir.[12] 1950 ve 1970’ li yıllarda, Kartal’da üç kapalı salon sineması ve 14 tane de yazlık sinema vardı.

Eğitim ve Sağlık

2010 yılında kurulan Süleyman Şah Üniversitesi ilçe sınırları içerisinde kurulmuş ilk yükseköğrenim kurumudur. İstanbul Şehir Üniversitesi de Kartal’da bulunmaktadır. Ayrıca Marmara Üniversitesi Özcan Sabancı Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Kartal’dadır. Kartal ilçesi sağlık kurumları açısından İstanbul’un en zengin ilçelerinden birisidir. İlçede 4 adet devlet hastanesi, 3 adet özel hastane, 5 adet poliklinik, 9 adet tıp merkezi bulunmaktadır. İlçenin en büyük hastanesi olan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2019 yılında yeni binasında hizmet vermeye başlamıştır.[13]

Ulaşım

Kartal’da ilk vapur iskelesi 1857 yılında inşa edilmiştir. İlçede ulaşım denizyolu, demiryolu ve otoyol ile sağlanmaktadır. Kartal, Kurtköy‘de bulunan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı‘na 15 kilometre uzaklıktadır. 1950’lerden beri Kartal ve Yalova arasında çalışan Mudanya ve Çardak isimli arabalı vapurları 1980’lerde emekliye ayrılmıştır. Günümüzde Kartal’dan Adalar ilçesine motor, Yalova iline de deniz otobüsü seferleri yapılmaktadır. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü‘ne giden otoban ve E5 karayolu da Kartal’dan geçer. KadıköyKartal arası uzanan Bağdat Caddesi ve Tuzla ile Bostancı arası sahil yolu Kartal’daki diğer karayolu ulaşım seçenekleridir. Temmuz 2012’de açılan Kadıköy-Tavşantepe metrosunun dört durağı Kartal’dadır. Aynı zamanda Kartal’a HalkalıGebze Marmaray treni ile ulaşılabilir. Mart 2019’da açılan Marmaray’ın Kartal’da toplamda beş durağı vardır.[kaynak belirtilmeli]

Nüfus ve Demografik Yapı

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Mayıs 2013 tarihinde yaptığı ankette, Bakırköy, Adalar ve Kadıköy’le birlikte halkın kendini en güvende hissettiği dört ilçeden biri olmuştur.[14] Son yıllarda ilçede yapılan büyük ölçekli rezidanslar nedeniyle demografik yapısında ciddi bir değişim gerçekleşmiştir. Kartal’da ortalama oturma süresi 17,22 yıldır. 1987 yılında Pendik, 1992 yılında Maltepe ve Sultanbeyli ve 2009 yılında Samandıra beldesinin Kartal ilçesinden ayrılması nedeniyle Kartal ilçesinin nüfusunda azalma meydana gelmiştir. 2008 TÜİK istatistiklerine göre en yoğun nüfuslu mahallesi Hürriyet mahallesi, en az nüfus barındıran mahalle ise Yukarı mahallesidir.[15]

Yıl Toplam Şehir Kır
1935[16] 17.379 4.462 12.917
1940[17] 17.951 3.622 14.329
1945[18] 21.395 14.842 6.553
1950[19] 26.150 5.301 20.849
1955[20] 41.351 7.442 33.909
1960[21] 68.462 14.815 53.647
1965[22] 97.803 20.139 77.664
1970[23] 168.822 35.381 133.441
1975[24] 287.105 53.073 234.032
1980[25] 413.839 68.291 345.548
1985[26] 572.546 557.664 14.882
1990[27] 611.532 506.477 105.055
2000[28] 407.865 337.390 70.475
2007[29] 541.209 427.111 114.098
2008[30] 426.748 426.748 veri yok
2009[31] 426.680 426.680 veri yok
2010[32] 432.199 432.199 veri yok
2011[33] 440.887 440.887 veri yok
2012[34] 443.293 443.293 veri yok
2013[35] 447.110 447.110 veri yok
2014[36] 450.498 450.498 veri yok
2015[37] 457.552 457.552 veri yok
2016[37] 459.298 459.298 veri yok
2017[37] 463.433 463.433 veri yok
2018[37] 461.155 461.155 veri yok
2019[37] 470.676 470.676 veri yok
2020[37] 474.514 474.514 veri yok

Not 1: 1992 yılında Maltepe ve Sultanbeyli ilçelerinin kurulması ile nüfus azalmıştır.

Not 2: 2008 yılında Sancaktepe ilçesinin kurulması ile nüfus azalmıştır.

Politika

Yerel Seçimler

Kartal Belediye Başkanları ve Partileri[38]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1977 Mehmet Ali Büklü CHP %58,57
1984 Ali Duranoğlu ANAP %42,63
1989 Mehmet Ali Büklü SHP %40,11
1994 Mehmet Sekmen RP %28,68
1999* Mehmet Sekmen FP %31,50
2004 Arif Dağlar AKP %41,52
2009 Altınok Öz CHP %41,33
2014 Altınok Öz CHP %45,02
2019 Gökhan Yüksel CHP %51,17
  • Mehmet Sekmen, 2002 Genel seçimlerinde milletvekili olmak için istifa etmiş ve görevini Hasan Hüsamettin Koçak’a devretmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1961 AP %43
1965 %55
1969 %50
1973 CHP %49
1977 %56
1983 ANAP %42
1987 %34
1991 SHP %24
1995 RP %25
1999 DSP %24
2002 AK Parti %36
2007 %45
2011 %45
Haziran 2015 %37
Kasım 2015 %43
2018 %37

Kardeş Şehirler

KAĞITHANE

Kâğıthane

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kağıthane
Istanbul location Kağıthane.svg
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Mustafa Koç
 • Belediye başkanı Mevlüt Öztekin (AK Parti)
Yüzölçümü

 • Toplam 23 km² (8 mil²)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 437,026
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ)
Posta kodu 34000
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34

Kâğıthaneİstanbul‘un Avrupa Yakası‘nda bir ilçesidir. Kuzeyde Sarıyer, kuzeydoğuda Beşiktaş, doğu ve güneyde Şişli, güneybatıda Beyoğlu ve batıda da Eyüpsultan ile çevrilidir. İlçenin, Kağıthane Deresi’nin sona erdiği kesimde Haliç‘e kısa bir kıyısı vardır.

Etimoloji

Bizans döneminde Kağıthane Deresi’nin adı Barbisos’tu. Kesin bilgiler olmamakla birlikte İstanbul’un fethi sırasında burada bir kâğıt değirmeni bulunduğu ve bu imalathanenin II. Bayezid dönemine (1481-1512) kadar çalıştığı anlaşılır. Evliya Çelebi 17. yüzyılda Kağıthane çevresini anlatırken burada harap durumda bir kâğıthane bulunduğunu anlatır. Semtin ve ilçenin adı, bu kâğıthaneden gelmiş olmalıdır.

Coğrafya

Arazi yapısı engebeli olup, derelerden ve vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.

Tarihçe

Kâğıthane, İstanbul’da Haliç‘e dökülen bir dereyle, bunun vadisinde eski kâğıt imalathanelerinin bulunması nedeni ile bu adı almıştır. Zamanında bu imalathaneler dışında; un değirmenleri ve baruthanelerin bulunduğu, düzlük kesimlerde ise cirit oyunları ve ok atışı için talim sahaları bulunduğu bilinmektedir.

1530 Haziran ayında Kanuni Sultan Süleyman‘ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmet ile Şehzade Selim‘in sünnet düğünleri At Meydanı‘nda başlamış ve üç hafta devam ettikten sonra Kağıthane sahrasında bir koşu ile sona ermiştir.

Kâğıthane 18. yüzyıldan önce de lâleleri ile meşhurdu. Evliya Çelebi buradaki (Lalezar Mesiresi’nde) “Kağıthane Lalesi” ismiyle meşhur “Lale-i Günegün”den bahsederek, “Lale vakti buraya gelenlerin aklı perişan olur” diye yazmıştır. Kâğıthane 18. yüzyılda III. Ahmet‘in veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa‘nın zamanında Lale Devri ile dillere destan olmuştur.

28. Çelebi Mehmet Efendi’nin Paris‘ten getirdiği Versay bahçe ve köşklerinin planlarına göre, Kağıthane deresi etrafında padişaha ile vezirlere özgü 60 kadar kasır ve köşk yapılmış ve kıyılar, zamanın münevverlerinin devam ettiği büyük bir Bektaşi Tekkesi ve mezarlığının bulunduğu Karaağaç düzenlenmiştir. Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir. En meşhur Kasır, “Sadabad” olarak anılmaktadır. Derede çağlayanlar yapılmış, geceleri kaplumbağalar üzerine mumluk dikilerek Lale bahçeleri arasında çırağanlar düzenlenmeye başlanmıştır. O yıllarda Kâğıthane’yi; lale tarlaları, havuzlar, fıskiyeler ve renk renk görünen köşkler birbirini tamamlayan unsurlardı. Yine Sütlüce mevkiinde Giresunlu ve Karaağaç Tekkesi isimli Osmanlı münevverlerinin devam ettiği Bektaşi tekkeleri mevcut idi.

Kâğıthane bahçe ve kasırlarının öyküleri, halk arasında türlü dedikodulara yol açmış, bilhassa eğlencelerin alıp yürümesi hoşnutsuzluklara, eleştirilere neden olmuştur. Edebiyata da konu olan bu görünüm ve yapıtlar Patrona Halil İsyanı‘nda yıkılarak düz bir alan haline getirilmiştir.

Kâğıthane eğlence merasiminin zamanı ilkbahardı. Hıdırellezden itibaren halk kayıklarla, arabalarla tatil günlerinde bu yöreyi doldururdu. Kağıthane, birçok toplantıların yapıldığı, resmî ziyaretlerin, düğünlerin düzenlendiği bir yerdi. 1808 yılında Alemdar Mustafa Paşa‘nın davet ettiği İmparatorluk Ayanhane’den ve eşrafı, Kağıthanede toplanarak meşhur “Sened-i İttifak“ı düzenlemişlerdir.

Eski Kâğıthane’den bugün hemen hemen hatıra yoktur. Muşhur Karaağaç Tekkesinin kalıntıları üzerine bir partinin il merkezi binası yaptırılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Çağlayan ve İmrahor Kasırları yıktırılmış, hatta dere içindeki çağlayanı sağlayan oyma mermer kaideler ve eski nişan taşları da sökülmüş, bugün bir harabe haline gelmiştir.

1481-1512 yılları arasında Osmanlı padişahlarından II. Beyazıt devrinde Candereci Muhittinzade Vakfı ile kurulan ve açıklandığı şekilde devreler geçiren Kağıthane köyü’nün ilk nüvesi, Merkez mahallesindeki yerleşmelerle başlamıştır. Hâlen Belediye Meydanına bakan “Daye Hatun Camii” bu devirden kalmadır. Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek hâlen göze çarpmaktadır. Bugün İstihkam Okulunun yapıldığı yerde eski kasr yanında günümüze gelmiş olan “Sadabad Camii” bulunmaktadır. Sadabad bahçe ve mesireleri, Osmanlı-Türk toplumundan doğan bütünleşme özelliklerini ortaya koyan önemli örneklerden birisidir. Doğal özellikleri, nedeniyle Kağıthane daha Sadabad bahçeleri gelişmeden de İstanbulluların ve hükümdarların doğa ile bir araya geldikleri yerlerin önde gelenlerindendir. Hükümdarlardan ilk defa Kanuni Sultan Süleyman’ın ilgisini çekmiş olan Kağıthane, III. Ahmet devrinde yaptırılan Sadabad Kasrı ile imar edilmeye başlandı.

Nitekim Haliç’e doğru Kağıthane ve Alibey dereleri kıyılarında devletçe parsellenerek, devrin ileri gelenlerine verilen arazide yaptırılan ve sayıları 170’i aşan birbirinden zarif Köşk ve güzel bahçelerle Kağıthane bir yazlık dinlenme sitesi haline gelmişti. Halkın kullandığı geniş mesire çayırlıklarıyla kuşatılan bu kasırlar topluluğu, Sadabad Sarayı ve bahçesiyle birleşerek Haliç’ten Kağıthane köyüne kadar birbirinden güzel bir dizi peyzajı içeren Sübyan Mektebi bir bahçe ve su şehri oldu. Böylece Osmanlı tarihi içinde peyzaj mimarlığı yönünden kentin belli bir kesimi planlı bir biçimde ve kısa bir zaman süresinde rekreasyon amacıyla geliştirilmesi gibi bir olgu ile karşılaşmaktayız. Bu gelişmenin olduğu Lale Devri‘nde doğa ve bahçe tutkusu sınırlarını aşarak halka kadar ulaştı. O devirde genel kültürümüzün çeşitleri sanat bölümlerindeki gelişmeler bahçe sanatı da önemli bir yer almıştır.

Patrona(Albay) Halil isyanı ile bir enkaz haline gelen Sadabad Kasırları ve bahçelerinin küçük bir bölümü III. Ahmet’ten sonraki hükümdarlar ve özellikle I. MahmutIII. Selim ve II. Mahmut zamanında onarıldı. Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi. II. Mahmut tarafından onarılarak “Çağlayan Kasrı” olarak adlandırılan Sadabad 1940’larda yıkılarak askerî okul inşa edildi.

Bugün ünlü bahçesinin en önemli özelliklerinden biri olan mermer kaplı kanal ve çağlayanları yapan mermer kaske ve kaselerden birkaç parça kalmıştır. Doğal bir çayırlık olan Kağıthane vadi tabanı su kıyısı ve bitki örtüsünün de, bir kordon gibi dere boylarını takip etmesi ile ortaya çıkan bir görünümdeydi. Gürgençınarkızılağaçsöğütardıç ağaçlıklarının doğal olarak kümelenmiş vadiyi kuşatan dik sırtlar ve tepeler maki ve benzer bitki örtüsü ile kaplı idi.

Bodur, yaprağını dökmeyen meşe, yabani sakız, funda, defne, ladin, kocayemiş, katır tırnağı, ateş dikeni, erguvan, çeti vb. çoğunluğunu her dem yeşil makiler teşkil ettiği bu gümrah dokuya yer yer Belgrad ormanlarının uzantısını oluşturan yapraklı orman ağaçları hatırlatılırdı. Kağıthane ve Alibeyköy mesireleri III. Ahmet devrine kadar halkın ilgi gösterdiği birer dinlenme ve eğlence arenalarıydı. 1717’de Sadrazam İbrahim Paşa tarafından verilen bir kır şöleninden sonra, bir harikulade güzel vadi, III. Ahmet’in özel ilgisini çekmiştir.

17. yüzyıl ortalarında yaşamış Evliya Çelebi‘nin kaydettiğine nazaran, Kağıthane mesiresi Arap, Acem, Hint, Yemen ve Habeş yani Afrika ve Asya seyyahları arasında emsalsiz bir mesire yeriydi. Hatta bazı kimseler Kağıthane Deresi’ne giderek yüzerler idi. Tarihsel perspektif içinde Kağıthane bahçe ve mesirelerindeki regrasyon türleri, devrin toplumsal ve kültürel özelliklerini yansıtır.

Kağıthane, Sadabad ve diğer kasırların yapılması ve buranın gözde bir dinlenme yeri olmasından sonra hükümdar ve devlet büyüklerinin yeni sarayda başladıkları (Çırağan eğlenceleri), buraya aktarılmış oldu.[2]

Kağıthane’deki Baruthane ise çok daha eskilere II. Bayezid döneminde kurulmuş; Kanuni döneminde kâgire çevrilmiş ve üzeri kurşunla kaplanmıştır. Baruthane, I. İbrahim dönemine kadar üretimini sürdürmüştür.

1955 Nüfus sayımında nüfusu 3.084 olarak tespit edilen Kağıthane nüfusundaki büyük gelişme 1955 yılından sonra başlamıştır. 1 Mart 1963 tarihine kadar köy muhtarlığı ile yönetilmiş, mezbahanın kuzeybatısındaki Pırnala semtinde (Kemerburgaz yolu) üzerinde gelişmeler başlamıştır. 1953’te bir dernek kararıyla Çağlayan ve Hürriyet mahalleleri kurularak, 1934 yılında oluşan yangında evi yananlara dağıtılmıştır. Önce 45 haneyle başlayan yerleşme zamanla çoğalmış ve 1960 yılından önce İstanbul’da girişilen geniş çaptaki, imar hareketlerinden çeşitli yol kamulaştırılmaları nedeni ile GültepeHarmantepeÇeliktepe ve Ortabayır semtlerinde İstanbul Mesken ve Planlama Genel Müdürlüğü tarafından halka yer verilmiş ve böylece bu mahallelerin nüvesi atılmıştır.

Kağıthane Belediye sınırları içinde yerleşme merkezde başlamışsa da burada fazla gelişme göstermeden Çağlayan, Çeliktepe ve devamı olan Sultan Selim sırtlarında yoğun bir şekilde yerleşmeler başlamıştır. Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir

Politika

Yerel Seçimler

Kağıthane Belediye Başkanları ve Partileri[3]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1989 Mahmut Özdemir SHP %31,33
1992* Arif Calban RP %??,??
1994 Arif Calban RP %35,46
1999 Arif Calban FP %25,45
2004 Fazlı Kılıç AK Parti %50,68
2009 Fazlı Kılıç AK Parti %43,72
2014 Fazlı Kılıç AK Parti %51,33
2019 Mevlüt Öztekin AK Parti %54,40
  • Arif Calban yapılan ara seçimlerde belediye başkanı seçilmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1991 RP %25
1995 %31
1999 DSP %25
2002 AK Parti %43
2007 %53
2011 %55
Haziran 2015 %45
Kasım 2015 %54
2018 %46

Nüfus

İlçe nüfusunun büyük bir kısmını Anadolu’dan (daha çok Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) İstanbul’a çalışmaya gelen insanlardan oluşmaktadır. İlçede hızlı bir yapılaşma görülmekle beraber, inşaata açık arazilerin sınır seviyesine yaklaşması nedeniyle 1960’lardan 2000’li yıllara kadar gözlenen büyük nüfus artış hızı 2000’lerden beri gerilemektedir.

Yıl Nüfus
1935[4] 1.180
1940[5] 1.210
1945[6] 3.503
1950[7] 1.431
1955[8] 3.084
1960[9] 22.818
1965[10] 56.157
1970[11] 111.427
1975[12] 164.448
1980[13] 175.540
Yıl Toplam
1990[14] 269.042
2000[15] 345.239
2007[16] 418.229
2008[17] 415.130
2009[18] 413.797
2010[19] 416.515
2011[20] 419.865
2012[21] 421.356
2013[22] 428.755
2014[23] 432.230
2015[24] 437.942
2016[24] 439.685
2017[24] 442.694
2018[24] 437.026
2019[24] 448.025
2020[24] 442.415

İdari durum

Kağıthane ilçesi İstanbul’un Şişli ilçesinin Merkez Bucağı’na bağlı köy statüsündeyken, 8 Temmuz 1987 Tarih ve 19507 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 3392 sayılı Kanunla Şişli ilçesinden ayrılarak müstakil bir ilçe olarak kurulmuştur. 8 Ağustos 1988 tarihinde kaymakamlığın ve diğer resmî dairelerin kurulması ile hizmet vermeye başlamıştır. 26 Mart 1989 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimleri ile belediye başkanlığı oluşturulmuştur. 19 mahalleden oluşan ilçenin en büyük mahalleleri SeyrantepeHamidiye, Merkez ve Talatpaşa’dır.

Eğitim ve sağlık

Kağıthane ilçesinde 15 yaşın üzerindeki nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 88.35’tir.[25] İlçe sınırları içinde 6 okulöncesi eğitim kurumu, 49 ilköğretim okulu ve 15 ortaöğretim kurumu vardır.[26] Kağıthane Devlet Hastanesi dışında ilçe sınırları içinde üç tane özel hastane vardır. Bunun dışında 22 sağlık ocağı ve 40 eczane bulunur.

Ulaşım

İstanbul Boğazı‘nı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle aşan otoyollar, Kağıthane ilçesinden geçer. Bunlardan O-1 Otoyolu güneyde Şişli İlçesi‘yle sınır oluşturur. O-2 Otoyolu ise Kağıthane ilçesinin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunda izler. Okmeydanı ve Hasdal kavşakları arasında uzanan bir başka otoyol da O-1 ve O-2 otoyollarını birbirine bağlar. Yeni havalimanını merkeze bağlayan iki otoyoldan biri Kemerburgaz ve Göktürk üzerinden Hasdal mevkinde O-2’ye (TEM) entegre olmaktadır.

M7 Kabataş-Mahmutbey metrosu ilçenin güneyinde, Merkez mahallesinden Kağıthane Deresi üzerinden geçmektedir. Meydandan girişi bulunmaktadır. Aynı zamanda ilçenin Çağlayan ve Nurtepe mahallelerinde de istasyonu bulunmaktadır. {Çağlayan (İstanbul metrosu)Nurtepe (İstanbul metrosu)Kâğıthane (İstanbul metrosu)}

İleriki yıllarda yapılması planlanan Büyük İstanbul Tüneli (üç katlı tüp geçit), Ümraniye Çamlık‘tan gelerek Avrupa yakasında Kağıthane Hasdal Kavşağı’na bağlanacaktır.

İstinye-İTÜ-Ayazağa-Kağıthane ile M11 Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metroları, ayrıca yeniden canlandırılacak olan Haliç-Karadeniz sahra (Dekovil) hattı yine ilçenin merkez mahallesinde cendere hattından geçmektedir.

Proje aşamasındaki M34 (Hızray) Hattı için ilçenin Merkez mahallesinde bir istasyon yapılması planlanarak M11 ve M7 hattına entegrasyon sağlanması planlanmaktadır.

Seyrantepe Mahallesinde M2’nin deposu ve şube hattı için Seyrantepe istasyonu bulunmaktadır. İlerleyen yıllarda şube hattı Hamidiye Mahallesi‘nden istasyon olacak şekilde geçip Alibeyköy Cep Otogarı‘na uzatılması planlanmaktadır.

Spor

Kağıthane’de Merkez’de bulunan Hasbahçe Spor Kompleksi’nin içerisinde futbol sahası, basketbol, voleybol sahaları ile güreş ve cirit sahaları vardır. Ayrıca ilçenin 6 ayrı noktasında açık alan spor sahaları mevcuttur. İlçe sınırları içerisinde 2 adet yüzme havuzu ve spor salonu vardır. İlçede 30’a yakın spor kulübü mevcuttur.

Önemli ve tarihi yapılar

Başta Sadabad Kasrı olmak üzere eski kasırlara ait bazı kalıntılar ilçedeki başlıca tarihsel yapılardır. Bunun dışında kalan diğer yapılar da; Kasr-ı Neşat & Kasr-ı CenanÇeşme-i Nûr (III. Ahmed Çeşmesi)Atiye Sultan Sarayı (Kağıthane Kasrı Hümayunu – Küçük Zabit Mektebi)Yeni Çeşme ya da II. Abdülhamid ÇeşmesiKoşu KöşküAziziye Camii (Sadabad Camii – Çağlayan Camii)Mir-i Ahur (İmrahor) Kasrıİmrahor Çeşmesi (III. Murad Çeşmesi)Poligon ÇeşmesiPoligon SarayıII. Mahmud NişantaşıKağıthane KöyüKarakolhane KoğuşuKağıthane Cendere Su Terfi İstasyonuSu TerazisiDaye Hatun Sıbyan Mektebi‘dir.

Güngören

Güngören

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Koordinatlar41°02′06, N°28′51 (Harita)

Güngören
Istanbul location Güngören.svg
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Zafer Orhan
 • Belediye başkanı Bünyamin Demir (AK Parti)
Yüzölçümü

 • Toplam 8,39 km² (323 mil²)
Rakım 50 m (160 ft)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 289,331
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ)
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34

Güngörenİstanbul‘un bir ilçesidir. İlin batı yarısında Çatalca Yarımadası‘nda yer alır; Türkiye‘nin 7 km kare alanı ile yüzölçümü bakımından en küçük ilçesidir. 3 Haziran 1992’de ilçe olan Güngören, doğuda ZeytinburnuEsenler güneyde Bakırköy, batıda Bahçelievler ilçelerine komşudur. 11 mahalleden oluşan ilçeye bağlı kırsal yerleşme yoktur.

Tarih

2008’deki bombalı saldırılar

27 Temmuz 2008 tarihinde ilçede meydana gelen iki bombalı saldırının ardından 17 kişi hayatını kaybederken, 154 kişi de yaralandı. Saldırılarda kullanılan bombaların önce RDX (plastik patlayıcı) olduğu yönünde açıklamalar yapıldıysa da, olaylarda TNT (dinamit lokumu) kullanıldığı tespit edilmiştir.[3] Bu patlamaların ardından PKK‘dan kuşkulanılmış[4]Kongra-Gel saldırıların PKK tarafından yapılmadığını iddia etmiştir.[5] DTP‘liler bu olayların arkasında Ergenekon‘un olduğunu açıklamıştır.[6] Saldırıların kim veya kimler tarafından yapıldığı konusunda çalışmalar devam etmektedir.

Politika

Yerel Seçimler

Güngören Belediye Başkanları ve Partileri[7]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1992* Yahya Baş RP %??,??
1994 Yahya Baş RP %26,85
1999 Yahya Baş FP %36,86
2004 Şakir Yücel Kahraman AK Parti %50,60
2009 Şakir Yücel Kahraman AK Parti %43,50
2014 Şakir Yücel Kahraman AK Parti %50,10
2019 Bünyamin Demir AK Parti %63,33
  • 1992 yılında Güngören’in Bakırköy’den ayrılmasıyla Yahya Baş ara seçimlerde belediye başkanı seçilmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1995 RP %26
1999 DSP %27
2002 AK Parti %43
2007 %50
2011 %55
Haziran 2015 %45
Kasım 2015 %54
2018 %48

Spor

Güngören, İstanbul amatör kümede oynayan İstanbul GüngörensporHaznedarsporTozkoparansporGüneştepespor gibi semtlere ait amatör futbol kulüpleri de bulundurmaktadır.

Nüfus

Güngören İlçesi’nin bugünkü sınırları içindeki yerleşme alanlarının nüfuslanması, İstanbul kentsel alanının gelişmesiyle uygunluk göstermektedir.1935’te 259 olan nüfus, 1960’tan hızla yükselmeye başlamıştır.Hızlı artışta yönetsel değişikliklerle belediye örgütünün kurulması büyük çapta etkili olmuştur. Bunun sonucunda nüfus 1970’te 20.000’i, 1985’te 115.000’i ve 1990’da 180.000’i aşmıştır.2000’de 272.950 olan Güngören nüfusu 2007 yılı itibarıyla 318.545’tir. 2007 yılına kadar artış gösteren nüfus 2007’den itibaren her sene düşmeye başlamıştır. 2020 yılı itibarıyla Güngören nüfusu 280.299’dur.

Yıl Nüfus
1940[8] 2.244
1945[9] 672
1950[10] 377
1955[11] 434
1960[12] 3.070
1965[13] 9.196
1970[14] 22.160
1975[15] 48.593
1980[16] 74.761
Yıl Toplam
2000[17] 272.950
2007[18] 318.545
2008[19] 314.271
2009[20] 311.672
2010[21] 309.624
2011[22] 309.135
2012[23] 307.573
2013[24] 306.854
2014[25] 303.371
2015[26] 302.066
2016[26] 298.509
2017[26] 296.967
2018[26] 289.331
2019[26] 289.441
2020[26] 280.299

Mahalleler

Deprem

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortaklaşa yürüttüğü Deprem Risk Analiz Çalışması kapsamında, İstanbul’daki 146 bin 987 binaya risk taraması gerçekleştirildi. En tehlikeli ikinci ilçe Güngören olduğu belirlendi.[27]